Bipolar Bozukluk nedir?

Bipolar bozukluk veya manik depresif hastalık (daha da eski ismiyle manik depresyon), bütün dünyada her 50 kişiden birini etkileyen (yâni %2), dolayısıyla da nisbeten sık görülen bir bozukluktur. Bipolar bozukluğu olan kişi, sıklıkla duygudurumunda aşırı yükselmelerden (duygudurum yükselmesi veya mani) çöküşlere (depresyon) ve yine yükselmelere dönüşen ve çoğu zaman aralarda normâl duygudurum dönemleri bulunan dalgalanmalar yaşar. Burada anlatılan tipik bir tablo olmakla birlikte, farklı kişilerde belirtiler büyük farklılıklar gösterebilmektedir. 

KİMLER BİPOLAR BOZUKLUĞA YAKALANIR?

Bipolar bozukluk genellikle ergenlik döneminde veya erişkinlik döneminin başında başlar ve hayat boyu sorun olmaya devam edebilir. Erkek ve kadınlarda bu bozukluk eşit oranda görülür ve ırk, eğitim, meslek veya gelir düzeyi sebebiyle farklılık göstermez.

BİPOLAR BOZUKLUĞA NE SEBEP OLUR?

Bipolar bozukluk, şeker veya kâlb hastalığı gibi tıbbî bir hastalıktır ve kişinin beynini, dolayısıyla da duygudurumunu etkilemektedir. Bu rahatsızlığa sâhip olmak kimsenin suçu veya hatası değildir. Unutulmamalıdır ki “kimse isteyerek hasta olmaz”. 

Bipolar bozukluğun sebebi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak araştırmalar, beyinde duygudurumun normâl düzeyde kalmasını etkileyen bâzı anormâllikler olduğunu göstermiştir. 

Bipolar bozukluk âilelerde nesiller boyu görülme eğilimi göstermektedir ve bipolar bozukluğun birçok vak’ada katılım yoluyla geçtiği düşünülmektedir. Bipolar bozukluğu olan kişilerin üçte ikiden fazlasının bu bozukluğu veya depresyonu olan en az bir yakın akrabası vardır; alkol ve madde kullanım bozukluğu da tanı konmamış bir duygudurum bozukluğunun alâmeti olabilir. Bu da genetik faktörlerin önemli olduğunu düşündürmektedir. Fakat yine de, bu hastalığa sâhip bireylerin çocuklarında hangi oranda görüleceği bilinmemektedir.

Sorumlu olan genler henüz tam olarak tesbit edilememiştir, ancak çalışmalar bütün hızıyla devam etmektedir ve hekimler bu çalışmaların sonuçta bipolar bozukluk için daha iyi ilâçların tasarlanmasına ve muhtemelen gen tedavisine (yâni, genetik bilgilerin vücut işlevlerini kontrol etme biçimini değiştiren tedavilere) yol açacağına ihtimâl verilmektedir (Oral 2005).

BİPOLAR BOZUKLUĞUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

MANİ

Mani, doktorların anormâl olarak yükselmiş veya “taşkın” duygudurumu târif etmek için kullandıkları terimdir.

Mani belirtileri her bireyde farklı olabilir. Bir manik dönemin erken evrelerinde kişiler hipomani adı verilen küçük veya hafif duygudurum yükselmeleri yaşayabilir ve son derece aktif olmalarına yol açan enerji artışı hissedebilirler. Ayrıca “kendilerini çok iyi hissetme” duygularıyla dolar (msl. “En büyük benim”), fiziksel ve zihinsel verimlilikte artış gösterirler. Buna ek olarak, mani sırasında son derece konuşkan, daha girgin, girişken, atak ve fevrî olurlar ve çoğu zaman çok az uykuya ihtiyaç duyarlar.

bipolar2-0013

Hipomanik dönemler kişiye eğlenceli ve verimli geldiğinden, hastalar bâzen davranışlarının olağandışı olduğunu fark etmezler. Çoğu zaman bir sorun olduğunu ilk fark eden dostları, âileleri veya iş arkadaşları olur.

Maninin şiddeti arttıkça, kişinin muhakemesi çoğu zaman büyük ölçüde bozularak, âni itkisel (fevrîce) kararlar vermelerine ve pervasızca davranışlara kapılmalarına yol açar (msl. aşırı para harcama, gelişigüzel cinsel ilişkiye girme veya tehlikeli araba kullanma). Manik dönem sırasında öfke, aşırı şüpheci ve hâttâ saldırganca davranış görülmesi hiç de nâdir değildir.

Çok şiddetli mani dönemlerinde, kişi hezeyanlar (sanrı: ikna yoluyla değiştirilemeyen ve sâdece kültürle izah edilemeyen yanlış inançlar) veyahallüsinasyonlar (varsanı: msl. sesler duyma veya görüntüler görme) gibi psikotik belirtiler yaşayabilir. 

Mani belirtileri her bireyde son derece farklı olabilmektedir.

En sık görülen belirtilerden bâzıları şunlardır:

. Çok enerjik olma, 

. Kolayca sinirlenme,

. Çok az uykunun yeterli olması,

. Her zamankinden ve herkesten daha önemli olduğunu hissetme,

. Zihnin yeni ve heyecan verici fikirlerle dolu olması,

. Daha konuşkan olma,

Aşırı para harcama,

. Kişiliğine özgü olmayan davranışlarda bulunma.

DEPRESYON

Bipolar bozuklukta depresif duygudurum herkesin hemen her gün yaşayabileceği üzgün ve isteksiz olma hâlinden farklıdır.

Bipolar depresyonda, depresif duygular olağan üzüntüden daha ağırdır; daha uzun süre devam eder ve kişinin günlük faâliyetlerini yerine getirmesini zorlaştırır. 

Depresyonu olan kişiler, çoğu zaman iştahta değişiklik, uyuyamama veya aşırı uyuma veya enerji azlığı gibi fiziksel belirtilerin eşlik ettiği hüzünlü bir duyguduruma sâhiptirler. Ayrıca, dikkatlerini toplamakta, karar vermekte güçlük yaşayabilir, kendilerini huzursuz hissedebilir veya sâkin biçimde oturamayabilirler.

Umutsuzluk ve çâresizlik duyguları bipolar depresyon sırasında yaygındır ve hastalar geleceğe ilişkin son derecede olumsuz düşüncelere sâhip olabilirler. Ayrıca âile ve arkadaşlarından uzaklaşabilir ve yıkanmak ve hâttâ evden dışarı çıkmak gibi olağan günlük faâliyetlerini bile yerine getiremeyebilirler. Bipolar depresyon sırasında intihar ve ölüm düşünceleri de sık görülür; bipolar bozukluğu olan kişilerin yaklaşık %25-50’si en az bir kere intihar girişiminde bulunmaktadır. Özellikle “ultra hızlı döngülü” hastalarda, ayrıca alkol veya başka bir madde kullananlarda ve özellikle şeker hastalığı, aşırı şişmanlık gibi bedensel hastalığı olanlarda intihar riski yüksektir. Disforik hipomanide (öfkeli ve çökkün duygudurumla psikomotor hızlanmanın iç içe olması) de intihar riski yüksektir (Kemp ve ark. 2010).

En sık görülen depresyon belirtilerinden bâzıları şunlardır:

Uyuyamama veya aşırı uyuma,

. Suçluluk duygusu,

. Enerji azalması,

. Zevk alma veya ilgi kaybı,

. Dikkatini toplamakta güçlük

. Huzursuzluk veya ajitasyon,

. İştahta artma veya azalma biçiminde değişiklik,

. Ölüm veya intihar düşünceleri.

KARMA DÖNEMLER NEDİR?

Karma dönemler, bir kişide aynı zamanda ortaya çıkan mani ve depresyon belirtileri bileşimini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Örneğin, bir karma dönem çoğu zaman gerginlik ve huzursuzluk, kaygı, diken üstünde olmak, fikir uçuşmaları, itkisellikte (fevrîce davranışlarda) artış, çökkün veya isteksiz duygudurum ve intihar düşüncelerini içerir. Bir karma dönem sırasında bir manik dönemde olduğu gibi kendisini coşkulu veya huzursuz hissedebilir; ancak, aynı zamanda, kendisini gücü her şeye yeten biri gibi değil, aşırı hassas ve çökkün de hissedebilir. 

BU BOZUKLUK ZAMAN İÇİNDE NASIL GELİŞİR?

Mani ve depresyon dönemlerinin süresi ve sayısı her kişide farklılık gösterebilmektedir. Mani ve depresyon dönemleri birkaç gün sürebileceği gibi, aylarca da devam edebilir. Zamanla dönemler sıklaşır; bu sebeple de, bozukluğun süresi uzadıkça dönemler arasındaki süre kısalmaktadır.

Bipolar bozukluğu olan kişilerin çoğu hayatları boyunca yaklaşık 8-10 mani ve depresyon dönemi yaşamaktadır, ancak bâzı kişiler daha sık hastalık dönemi yaşayabilmektedir. On iki aylık bir dönem içinde dört veya daha fazla dönem yaşayan kişilerin “hızlı döngülü” bipolar bozukluğu söylenir. Bipolar bozukluğu olan kişilerin %15-20’sinde hızlı döngülü hastalık tablosu gelişebilir. Bunların az bir kısmında ise gün içerisinde dahi şiddetli duygudurum oynamalarının görüldüğü “ultra hızlı döngülü” tablo ortaya çıkabilir.

BİPOLAR BOZUKLUK TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Diyabet ve kâlb hastalığı gibi, bipolar bozukluk da tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bipolar bozukluğun mani ve depresyon belirtilerini kontrol altına alabilen veya önleyebilen etkili tedaviler bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, yeni araştırmalar tedavi seçeneklerini sürekli olarak arttırmaktadır (El-Mallakh ve ark. 2010).

BİPOLAR BOZUKLUK NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Bipolar bozukluğun temel tedavisi ilâçlarla yapılır. Bu hastalığın niteliğinden dolayı, çoğu zaman hem manik hem depresif belirtileri kontrol altına almak için tek ilâç yeterli olmayabilir; bu sebeple hastalık dönemine belirtilerin şiddetine bağlı olarak birden fazla ilâç kullanılması gerekebilmektedir. İlâç tedavisinin temel hedefi manik ve depresif dönemlerin sayısını azaltmaktır. Hastanın dönem sayısı ne kadar fazla olursa, belirtilerin tedaviye dirençli hâle gelmesi ihtimâli de o kadar artacaktır (Stahl 2008, Sanches ve ark. 2010).

Bu hastalıkla ilgili endofenotiplerin tam oturmamış olması, kişiselleştirilmiş farmakogenomik tedavilerin henüz yeterince gelişmemiş olmasını da dikkate alırsak, hâlâ hekimin becerisi ve bilgisi öne çıkmaktadır (Squassina ve ark. 2010).

Hekiminiz tarafından tavsiye edilebilecek bir diğer tedavi de psikolojik tedavi, yâni psikoterapidir. Bunlar genel olarak “konuşma tedavileri” olarak adlandırılabilir ve bipolar bozukluğu olan kişilere büyük fayda sağlayabilir. Psikoterapi ilâç tedavisiyle birlikte uygulandığında, kişinin ve âilelerinin bu bozukluğu anlamalarına ve hayatlarını yeniden kurmalarına yardımcı olmaktadır.

Doktorlar bipolar bozukluğun tedavisinde iki önemli evre olduğunu kabûl etmektedir: 

. Akut veya kısa süreli tedavi ve

. İdâme tedavisi veya koruyucu tedavi

Tedavinin akut evresinde amaç, manik, depresif veya karma dönem belirtilerinin tedavi edilmesidir. İdâme tedavisi, sonraki dönem veya nüksleri önlemek amacıyla tedavinin daha uzun süre devam ettirilmesi demektir.

BİPOLAR BOZUKLUĞU TEDAVİ ETMEK İÇİN HANGİ İLÂÇLAR KULLANILIR?

Bipolar bozukluğu tedavi etmek için başlıca üç tip ilâç kullanılmaktadır: Duygudurum dengeleyicileri, antidepresanlar ve antipsikotikler. Uyku sorunlarında yardımcı olmak veya anksiyete ve panik nöbetleri gibi diğer sık karşılaşılan sorunları tedavi etmek amacıyla başka ilâçlar da yazılabilmektedir.

Bipolar bozukluğun tüm evrelerinde, belirtileri kontrol altına almak amacıyla birden fazla ilâç kullanılması veya zaman içinde dozun değiştirilmesi de sık görülen bir durumdur. Bunun sebebi, belirtileri kontrol altına almak için tek ilâcın yeterli olmaması ve belirtilerin hastalığın evresine göre farklılık göstermesi olabilir.

Mani / hipomani               Antipsikotikler ve/veya benzodiyazepinler ve/veya lityum ve

veya diğer duygudurum dengeleyicileri (çoğunlukla birden fazla

ilâç gerekmektedir).

Depresyon                        Antidepresanlar -çoğunlukla lityum veya diğer duygudurum

dengeleyicilerle birlikte- eğer gerçeği değerlendirme yetisinde

bozulma varsa antipsikotikler eklenir (çoğunlukla birden fazla ilâç

gerekmektedir).

İdâme tedavisi                  Yalnızca lityum

Lityum + antipsikotik

Lityum + duygudurum dengeleyicileri

Yalnız duygudurum dengeleyicileri

Bipolar bozukluğu olan kişilerin çoğu iki veya daha fazla ilâca ihtiyaç duyduğundan, en uygun ilâçların en doğru dozlarını bulmak biraz zaman alabilmektedir. Bu, birkaç hafta ilâ birkaç ay sürebilir.

Size herhangi bir ilâç verildiğinde, doktorunuzun size aşağıdaki bilgileri vermesi önemlidir:

. Tedavinin etkileri ve amacı,

. İlâcın ne kadar sürede etki göstereceği,

. Tedavinin yan etkileri ve bunlar ortaya çıktığında ne yapmak gerektiği,

. Bu ilâcı kullanırken kaçınılması gereken besinler, içecekler, diğer ilâçlar veya faâliyetler.

Herhangi bir ilâç tipini kullanırken, bâzı kişiler istenmeyen etkiler yaşarlar, bâzıları da hiç yaşamayabilir. Yan etkiler genellikle tedavinin erken döneminde daha fazla görülmektedir ve ilâç kullanımı devam ettikçe azalmakta veya ortadan kalkmaktadır. Bunun yanı sıra, doktor dozu değiştirebilir veya yan etkilerden kaçınmak veya azaltmak amacıyla farklı bir ilâç deneyebilir. Kullanmakta olduğunuz ilâçların muhtemel yan etkileriyle ilgili daha fazla bilgi almak için, her yeni ilâç paketiyle gelen prospektüs bilgilerine bakınız ama bu prospektüslerin çoğu nâdir olan bütün yan etki ihtimâllerini sıraladığını da unutmayınız. Prospektüste ilginizi çeken her konuyu doktorunuza danışmaktan çekinmeyiniz.

Eğer bir ilâca başladıktan sonra herhangi yeni belirti veya sorun yaşarsanız, bunu doktorunuza anlatmalısınız.

DUYGUDURUM DENGELEYİCİSİ NEDİR?

Duygudurum dengeleyicileri bipolar bozukluk tedavisinin temel unsurlarıdır. Bu ilâçlar mani, hipomani ve karma dönemlerin akut belirtilerini tedavi etmek için kullanılmaktadır ve bâzı vak’alarda aynı zamanda depresif belirtilerin şiddetini azaltabilmekte ve depresyondan mani veya hipomaniye “geçişi-kaymayı” önleyebilmektedir (buna İngilizce’de “switch” denir). Duygudurum dengeleyicileri ayrıca, uzun dönemli koruyucu tedavi sırasında hastalığın daha ileri dönemlerinin tekrarlanmasını önlemek için de kullanılmaktadır.

En yaygın olarak kullanılan duygudurum dengeleyicilerinden biri lityum’dur. Hem manik hem depresif belirtilerin kontrolünde kullanılabilmektedir ve başka belirtilerin tekrar ortaya çıkmasını önlemeye yardımcı olmaktadır. Kandaki lityum düzeyinin, böbrek ve tiroid işlevlerinin kontrol edilmesi önemli olduğundan, lityum alan kişilerin düzenli kan testleri yaptırmaları gerekmektedir. Lityum tedavisinin en sık görülen istenmeyen etkileri arasında, aşırı su içme ve idrar yapma, kilo artışı, mide-bağırsak rahatsızlıkları, saç dökülmesi, baş ağrısı ve titreme sayılabilir. Bu yan etkiler çoğunlukla hafif olup, normâlde tedavinin ilk birkaç haftası içinde görülmekte ve daha sonra yatışmaktadır. Uzayan bütün belirtileri, özellikle eğer kusma, sendeleme veya bulanık görme varsa, derhâl doktorunuza bildirmeniz gerekmektedir.

Lityum hastalık belirtilerini ortadan kaldırmakta yetersiz kaldığında veya ilâca bağlı yan etkilerin sürekli olması hâlinde, hekim, karbamazepin, okskarbazepin veya valproat/valproik asid (yâhut ikisinin bir arada olduğu ilâç) gibi alternatif bir duygudurum dengeleyicisi yazabilir. Her iki ilâç da aslında epilepside kullanılmak için geliştirilmiştir, ancak hem akut maninin tedavisinde hem de idâme tedavisinde yararlı seçenekler olarak kullanılmaktadır. Daha iyi bir etki sağlamak için çoğu zaman bu ilâçlar lityum ile birlikte de kullanılmaktadır.

Eğer rahatsızlığın karma dönem veya hızlı döngü öyküsü varsa veya hasta lityum’un yan etkilerine tahammül edemiyorsa, valproat uygun bir birinci basamak tedavidir. Valproat ve karbamazepin’in muhtemel yan etkileri benzerdir. Bunlar arasında baş ağrısı, sersemlik, mide sorunları ve denge sorunları sayılabilir. Ayrıca, valproat ile saç dökülmesi ve kilo artışı görülebilirken, karbamazepin deri döküntüleri ve akyuvar sayısında azalmalara veya sıfırlanmasına (agranülositoz) sebep olabilmektedir.

Valproat, karbamazepin ve lityum diğer ilâçlarla etkileşim gösterebilir. Eğer bu ilâçları alıyorsanız, başka herhangi bir reçeteli veya reçetesiz ilâç kullanmadan önce hekiminize danışmanız gerekmektedir.

Lamotrijin, bipolar bozuklukta faydalı olduğu gösterilmiş bir diğer epilepsi ilâcıdır. Bâzı çalışmalarda bipolar depresyonun nüksetmesini önlemede etkili bulunmuşsa da, yeni araştırmalar bu bulguları desteklememektedir. İstenmeyen etkilerden bâzıları sakarlık, deri döküntüsü, baş dönmesi, sersemlik, baş ağrıları ve bulantı veya kusmadır. Lamotrijin ile deri döküntüleri hastaların %5-10’unda görülmekte ve kullanan 1000 kişiden birinde hayatı tehdit edici şiddette olabilmektedir. Özellikle valproat ile birlikte kullanımında ilâç etkileşimi açısından dikkatli olunmalıdır ve normâl dozun yarısı verilmelidir; karbamazepin ile beraber verilirken ise, tam aksine, lamotrijin dozu daha yüksek tutulmalıdır. Son senelerde lamotrijin’in etkililiği çok sorgulanır ve artık pek kullanılmaz olmuştur.

AKUT MANİDE ve BİPOLAR BOZUKLUKTA ARAŞTIRILMAKTA OLAN YENİ İLÂÇLAR

Valproat ve karbamazepin bipolar bozuklukta etkili olduğundan, araştırmacılar şu ân diğer yeni antiepileptik ilâçların duygudurum dengeleyici özelliklerini incelemektedir.

Henüz bipolar bozukluk tedavisinde ruhsatlandırılmış olmamasına mukabil, deneysel olarak akut mani, depresyon ve hızlı döngülü bâzı kişilerde topiramat tedavisinin faydaları görülmüşse de, artık hemen hiç kullanılmamaktadır çünkü ciddi yan etkileri vardır.

Antiepileptik ilâçlar: Gabapentin ve tiagabin de bipolar bozuklukta araştırılmaktadır. Gabapentin’in muhtemel yan etkileri letarji, baş dönmesi, yorgunluk ve kontrol edilemeyen göz hareketlerini içermektedir. Tiagabin alan kişilerde baş dönmesi, yorgunluk ve sinirlilik görülebilir.

BİPOLAR BOZUKLUĞU TEDAVİ ETMEK İÇİN HANGİ ANTİDEPRESANLAR KULLANILIR?

Antidepresanlar bipolar bozukluğun depresyon evresini tedavi etmek için duygudurum dengeleyiciler (msl. lityum, valproat veya karbamazepin) ile birlikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak, antidepresanlar tek başına kullanıldığında duygudurumda depresyondan maniye ve hâttâ hızlı döngüye geçişe sebep olma bakımından bir miktar risk taşımaktadır. Bu sebeple, geçişe karşı koruma sağlamak üzere çoğunlukla bir antidepresanla birlikte bir duygudurum dengeleyicisi (msl. lityum veya bir antiepileptik ilâç) verilmektedir (Baldessarini ve ark. 2010, Fountoulakis 2010). Yıldız ve arkadaşlarının (2010) 10.800 hasta üzerinde yaptıkları bir meta-analizde, sâdece aripiprazol, asenapin, karbamazepin, kariprazin, haloperidol, lityum, olanzapin, paliperidon, ketiyapin, risperidon, tamoksifen, valproat ve ziprasidon plasebodan daha etkili bulunmuştur.

Farklı biçimlerde çalışan birçok antidepresan bulunmaktadır. Antidepresan ilâç tedavilerinin etkisi hemen hemen eşittir ve uygun biçimde kullanan kişilerin %60-70’inde etkili olmaktadır. Eğer ilk ilâç depresyon belirtilerini kontrol altına almazsa, büyük ihtimâlle bir diğeri alır ve depresyonu olan kişiler %90’a varan oranda ilâca cevap verirler. Hastanın ilâcın faydasını hissetmesi en az 2-3 haftayı ve antidepresanın tam etkisini göstermesi 6 haftayı bulmaktadır. Farklı antidepresanlar farklı yan etkilere sebep olmaktadırlar ve genel olarak, bu yan etkilerin çoğu birkaç haftalık tedaviden sonra ortadan kalkmaktadır. Yeni ilâçlar daha güvenlidir ve çoğu hastada daha az yan etki göstermektedir ve bu konuda çok daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır (Sidor ve Macqueen 2010).

En sık kullanılan antidepresan grupları şunlardır (Doksat 2008):

. Trisiklik antidepresanlar (TSA)

. Monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOİ)

. Seçici serotonin gerialım inhibitörleri (SSGİ)

. Bupropion (Türkiye’de sigara bağımlılığı tedavisi için de kullanılan IR formu da, XL formu da bulunmaktadır).

. Omega-3 yağ asidleri: Etkili olabilir, damar sertliğine de iyi gelir.

. Modafinil (kokain bağımlığında da kullanılmaktadır ama muhtemelen kendisinin sûiistimâl riski vardır) (Kumar 2008, Castells ve ark. 2010).

. SNGİler

. NaSSA (serotonin regülatörleri)

. NMDA antagonistleri

. Diğer dopamin agonistleri, stimülanlar…

. Dopamin parsiyel antagonistleri (msl. aripiprazol)

. Antikonvülsanlar (bâzen lamotrijin)

. Lityum (bâzen ünipolar depresyonda güçlendirme olarak)

. Tiroid hormonları: T3, T4

. Opioidler

. Dehidroepiandosteron, östrojen, androjen, kortikosteroid

. folat

. ……

TRİSİKLİK ANTİDEPRESANLAR (TSA)

Trisiklik antidepresanlar (msl. imipramin ve amitriptilin) depresyon tedavisinde kullanılan en eski ilâçlardır. Trisiklik antidepresanlar, bipolar hastalarında bir manik kaymaya veya hızlı döngüye sebep olma açısından en yüksek eğilime sâhiptir ve ancak eğer diğer ilâçlar etkili değillerse bipolar depresyonda kullanılırlar. Tam etki elde etmek için birkaç hafta süreyle düzenli olarak, kesintisiz kullanılmaları gerekmektedir.

Trisiklik antidepresanlar sıklıkla ağız kuruluğu, bulanık görme, mide bağırsak sorunları, idrar tutukluğu ve kabızlık, kâlb sorunları, baş dönmesi ve kiloda değişikliğe sebep olabilmektedir. 

MONOAMİN OKSİDAZ İNHİBİTÖRLERİ (MAOİ)

Monoamin oksidaz inhibitörleri (tranilsipromin, nialamid ve fenelzin) ülkemizde bulunmamaktadır. MAOİ alan kişiler belirli besinlerden (tiramin ihtiva eden gıdâ ve içkilerden) kaçınılan sıkı bir diyet izlemek zorundadır, zira bu ilâçlar bâzı besinlerle etkileşime girerek kan basıncında tehlikeli ölçüde yüksek artışlara neden olabilmektedir. MAOİ tedavisi sırasında kaçınılması gereken besinler arasında peynir, kırmızı şarap ve işlenmiş etler sayılabilir. MAOİ ile muhtemel yan etkiler baş dönmesi, bayılma, baş ağrısı, titremeler ve kas seğirmeleridir. Ülkemizde bu gruptan ancak besinlerle etkileşmeyen geri dönüşlü bir monoamin oksidaz inhibitörü türü olan moklobemid bulunmaktadır ama bipolar depresyonda pek bir yeri yoktur. 

SEÇİCİ SEROTONİN GERİ-ALIM İNHİBİTÖRLERİ (SSGİ)

Seçici serotonin geri-alım inhibitörleri (fluoksetin, sitalopram, essitalopram, paroksetin, fluvoksamin ve sertralin) depresyon tedavisinde ilk seçenek olarak TSA ve MAOİlerinin yerini almıştır. SSGİlerin daha az yan etkileri vardır ve hastalar tarafından çok daha fazla kabûl görmektedir (Gonul ve ark. 2005).

SSGİnin maniye kaymaya yol açma ihtimâlleri daha düşük görünmektedir, ancak etkililik açısından TSAlardan daha iyi değildirler. Bununla birlikte, daha hafif yan etkileri sebebiyle, özellikle aşağıdaki hastalarda ilk tercih edilecek antidepresanlar olarak kabûl edilmektedirler: 

. Yaşlı hastalar

. Kâlb-damar hastalığı olan hastalar

. İlâçla intihar riski olan hastalar

. Sürücüler

Genel olarak, SSGİ baş ağrısı, terleme artışı, bulantı, mide rahatsızlığı, ishâl, uyku güçlüğü, sersemlik ve titremelere neden olabilir. Kilo kaybı ve iştahsızlık kilo artışından daha sıktır. Bâzı kadın hastalarda orgazma ulaşamama, erkek hastalarda ise sertleşme güçlüğü, boşalmada gecikme gibi cinsel sorunlara sebep olabilirler.

NORADRENALİN GERİALIM İNHİBİTÖRLERİ (NAGİ)

Noradrenalin geri-alım inhibitörleri (NAGİ) yeni bir antidepresan grubudur. Reboksetin en iyi bilinen NAGİdir. Araştırmalar, reboksetin’in şiddetli depresyonda etkili olduğunu göstermiştir. Reboksetin’e TSAdan daha iyi tahammül edilir ve daha az yan etki çıkarır. SSGİlere kıyasla daha az cinsel soruna sebep olur. Reboksetin ile en sık bildirilen yan etkiler ağız kuruluğu, kabızlık, uykusuzluk, terlemede artış ve kâlb atım hızında artıştır. Bu gruba yakın olan köprülü trisiklik grubundan daha eski bir antidepresan olan maprotilin de ağırlıkla noradrenalin üzerinden etkilidir.

SEROTONİN VE NORADRENALİN GERİALIM İNHİBİTÖRLERİ (SNGİ)

Serotonin – noradrenalin gerialım inhibitörleri bir diğer antidepresan sınıfıdır. TSAa benzer etkililiktedir ama onlardan daha az yan etkilidir. En iyi bilinen örneği venlafaksin’dir. Ayrıca milnasipran ve duloksetin de bu gruptadır. Muhtemel yan etkileri arasında bulantı, baş dönmesi, terleme, sinirlilik, kabızlık, arteriyel tansiyon yükselmesi ve idrar tutukluğu sayılabilir. Bu ilâçlarda “tek molekülle polifarmasi” yâni tek molekülle birden fazla ilâç etkisi elde edilmektedir.

NORADRENERJİK VE SPESİFİK SEROTONİNERJİK ANTİDEPRESAN (NASSA)

Serotonin – noradrenalin geri-alım inhibitörlerine benzer, tetrasiklik özellikte bir antidepresan olan mirtazapin bu gruptadır. Bunlara serotonin regülatörleri de denmektedir. Bu etki mekanizmasının bâzı özelliklerini taşıyan daha eski bir antidepresan olan mianserin’e benzer. Uyku ve iştah artışı, kilo alma, baş dönmesi gibi yan etkiler görülebilir.

Bupropion ABD’de yaygın olarak kullanılan bir antidepresandır. Türkiye’de IR formu sigara bağımlılığı tedavisi için onay almıştır; XL formu da majör depresyonda onay almış olup, bipolar depresyonda en fazla tavsiye edilen ajandır ve ülkemizde mevcuttur. Bupropion ile muhtemel yan etkiler arasında ajitasyon, ağız kuruluğu, aşırı terleme, baş dönmesi, iştahsızlık, titreme ve bulanık görme sayılabilir. Yüksek dozlarda (450 mg üstü) epilepsi nöbetlerini tetikleyebilir veya psikotik tabloları alevlendirebilir. NAGİ ve pro-dopaminerjik ilâçlarla birlikte kullanılmaları çok dikkatle uygulanmalarıdır. Şizofrenlerde ve muhtemelen psikotik bipolar hastaların depresyonlarında da verilebilir (Englisch ve ark. 2010).

NMDA reseptör antagonisti ketamin’in akut ve kalıcı antidepresan etkisi (Maeng ve Zarate 2007, Mathew ve ark. 2008) gösterilmiş ama bipolar bozuklukta kullanımı teyit edilmemiştir.

Skopolamin’in benzer etkisi de yeni ufukların önümüzde olduğunu gösteriyor (Janowsky 2007) ama bipolar bozuklukta kullanımı teyit edilmemiştir.

Melatonin depresif olan hastalarda disforiyi arttırır (Carman ve ark. 1976). Melatonin molekülüne eklenmiş 5HT2C antagonizmasının hâricinde ayırt edici özelliği tarafımızdan tam olarak anlaşılamayan agomelatin hem M1 hem M2 reseptörlerine agonist olarak, hem de 5HT2B reseptörlerine antagonist olarak bağlanmakta (Stahl 2008, s. 658, 661); ayrıca, diğer antidepresanlara karşı belli bir üstünlüğü de gösterilmiş değil (Olié ve Kasper 2007, Howland 2007) ama bipolar bozuklukta kullanımı teyit edilmemiştir.

Belli özel gruplarda antidepresan kullanılması için dikkate alınması icap eden hususlar bir tablo hâlinde özetlenmiştir (Pies 2005):

APler

ANTİPSİKOTİKLER NASIL YARDIMCI OLABİLİR?

Antipsikotik (klâsik ismiyle nöroleptikler) ilâçlar, psikotik belirtiler olan hallüsinasyonları (hayâl görme, ses veya kokular, bütün duyularla ilgili duyumsamalar) ve hezeyanlar (aksi ispatlandığı hâlde değiştirilemeyen sâbit ve gerçek dışı inançlar), şiddetli taşkınlık yâhut saldırganlık gibi belirtileri kontrol altına almak amacıyla bipolar bozukluğun manik dönemi sırasında veya ağır depresyonda kullanılmaktadır. Bu ilâçlar tablet olarak veya bâzen de kalçadan iğne şeklinde alınabilmektedir. Ayrıca “depo” olarak adlandırılan, 2-4 haftada bir kalçadan uygulanan şekilleri de vardır. Antipsikotik ilâçlar iki tipe ayrılabilir: Birinci nesil veya tipik antipsikotikler ve ikinci nesil veya atipik (yeni) antipsikotikler; (hâttâaripiprazol gibi üçüncü nesil) de piyasaya çıkmıştır.

TİPİK ANTİPSİKOTİKLER

En yaygın tipik antipsikotik ilâçlar şunlardır: Klorpromazin, haloperidol, pimozid ve trifluoperazin.  Nöropsikiyatrik yan etkilerinden dolayı “nöroleptikler” de denir. Tipik antipsikotikler akut mani epizodlarının kontrolünde son derece etkilidir. Ancak, bu ilâçlar bâzı hastaların ilâçlarını bırakmalarına yol açan bir takım istenmeyen yan etkilerle ilişkili bulunmaktadır.

Bu gruptan bâzı ilâçların yan etkileri arasında ağız kuruluğu, kabızlık, bulanık görme ve zihin bulanıklığı sayılabilir. Ayrıca, bu grup genel olarak istenmeyen kas sertliği, kasılmalar, huzursuzluk, yerinde duramama, ellerde titreme veya uyku artışına sebep olabilir.

ATİPİK veya YENİ NESİL ANTİPSİKOTİKLER

Atipik antipsikotik ilâçların kullanıma sunulması bipolar bozukluk için tedavi seçeneklerini büyük ölçüde geliştirmiştir. Bu yeni ilâçlar daha geniş bir yelpazedeki belirtilere karşı etkilidir ve tipik antipsikotiklere kıyasla daha az yan etkiye sâhiptir. Bâzı örnekleri şunlardır:

. Klozapin

. Risperidon

. Paliperidon

. Olanzapin

. Ketiyapin

. Ziprasidon

. Aripiprazol (üçüncü nesil dopamin dengeleyicisi)

KLOZAPİN

Klozapin manik ve psikotik belirtilere karşı iyi etki göstermektedir ve hızlı döngülü hastalarda özellikle etkili olabilir. Bununla birlikte, klozapinakyuvar sayısında azalmalara veya sıfırlanmaya (agranülositoz) neden olabilir, bu sebeple önce haftalık sonra aylık olarak düzenli biçimde kan testleri yapılması mecburîdir. 

RİSPERİDON

Risperidon antimanik ve muhtemelen duygudurum dengeleyici etkilere sâhiptir ve tedaviye cevap vermeyen manide faydalı olduğu gösterilmiştir. Uzun etkili depo formu da mevcuttur (mikropellet kapsüller içinde muhafaza edilen ilâç haftalar zarfında kana geçer).

Özellikle küçük dozlarda kas rahatsızlıklarına (msl. huzursuzluk, titremeler ve kasılmalara) sebep olmadan klinik faydalar sağlayabilir. Ayrıca eski ve yeni antipsikotiklere kıyasla daha az sedasyon ve kilo artışı söz konusudur. Hastaların bâzıları risperidon ile kaygı, anksiyete, uyku hâli, baş dönmesi ve döküntü gibi yan etkiler bildirmiştir. 

PALİPERİDON

Risperidon’un majör metabolitidir. Etki mekanizması da muhtemelen çok farklı değildir (D2 ve 5-HT2A antagonizması). Paliperidon palmitat şeklinde depo enjeksiyonu da mevcuttur. Ana molekülü olan risperidon’dan farklı veya üstün bir etkililik, yan etki ve istenmeyen etki profiline sâhip olduğu düşünülmemektedir (Karamustafalıoğlu 2009, Dilbaz ve Enez 2009, Gönül ve ark. 2009, Richelson 2010).

OLANZAPİN

Antimanik ve muhtemelen duygudurum dengeleyici özelliklere sâhiptir. İdâme tedavisi olarak kullanıldığında, olanzapin ile kilo artışı ve gündüz uyku hâline neden olabilir. Klinik çalışmalarda, olanzapin’in en sık bildirilen yan etkileri sersemlik, ağız kuruluğu, baş dönmesi ve yorgunluk olmuştur. 

ZİPRASİDON

İlk araştırmalar, ziprasidon’un akut manide iyi etki gösterdiğini, nispeten hafif yan etkileri, özellikle daha az kilo artışı olduğunu göstermiştir. En sık bildirilen yan etkileri uyku hâli, hazımsızlık, bulantı, kusma, ajitasyon, yerinde duramama, baş dönmesi, titreme olmuştur.

KETİYAPİN

Ketiyapin de bipolar bozuklukta kullanılmaktadır, antimanik ve muhtemelen duygudurum dengeleyici özelliklere sâhiptir. Veriler manik, depresif ve karışık belirtilerin tedavisinde etkililiği olduğunu düşündürmektedir. En sık bildirilen yan etkileri somnolans, baş dönmesi, ağız kuruluğu, kabızlık, âniden ayağa kalkınca tansiyon düşmesi olmuştur. Antidepresan etkisi çok tartışmalıdır; buna karşılık, sıkıntı giderici ve uyku getirici amaçlarla kullanılmaktadır. Bipolar depresyondaki etkisi ispatlanmamıştır.

ARİPİPRAZOL

Beyinde striatum, limbik bölgeler, frontal korteks gibi bölgelerde dopamin azalırsa çoğaltan, çoğalırsa azaltan (dopamin regülatörü) bir ilâç olup, Üçüncü Nesil Antipsikotik ismi verilmektedir. 10-15 mg dozlarında 2-4 mg klonazepam’la beraber verildiğinde antimanik, antipsikotik, 1-5 mg dozlarında diğer antidepresanlarla beraber verildiğinde antidepresan etkisi vardır. Monoterapide bipolar depresyonda etkisi nispeten zayıfken, yeni manik epizodları önleyici etkisi çok daha fazladır (Fountoulakis ve ark. 2010).

Esasen bütün yeni nesil antipsikotiklerin etkililik, yan ve istenmeyen etkiler profilleri çok büyük fark göstermemektedir ve hastadan hastaya değişmektedir (Cascade ve ark. 2010).

BİPOLAR BOZUKLUĞU TEDAVİ ETMEK İÇİN BAŞKA HANGİ İLÂÇLAR KULLANILABİLİR?

ANTİ – ANKSİYETE İLÂÇLARI

Minör trankilizanlar veya anksiyete gidericiler olarak da bilinen bu ilâçlar bâzen anksiyete veya ajitasyonu kontrol altına almak ve uyku sorunlarına yardımcı olmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu ilâçlar hızlı etki göstermekte ve belirtilerin kısa süreli hafifletilmesinde etkili olabilmektedir.

Ancak, bağımlılık veya alışkanlık riski önemli bir sorun oluşturmaktadır; alışkanlık yapan etkileri ve sebep olduğu yoksunluk belirtilerinden dolayı, bâzı kişiler bu ilâçları bırakmaya çalıştıklarında sorunlar yaşayabilmektedir. Bu sebeple, anti-anksiyete ilâçları yalnızca gerekli olduğunda kısa bir süre için yazılacaktır. Bipolar bozuklukta sık yazılan anti-anksiyete ilâçları klonazepam (bağımlılık riski çok düşük), diyazepam (tercih edilmemeli), alprazolam ve lorazepam’dır (bağımlılık riski en yüksek).

TİROİD İLÂÇLARI

Bâzı bipolar bozuklukları, tiroid bezi faâliyetinin azaldığı hipotiroidizm tablosu yaşayabilir. Ancak, levotiroksin gibi bir tiroid hormonu ile tedavi birçok yarar sağlayabilmektedir. Bâzı bipolar bozukluklar, depresif ve manik belirtilerin şiddetinde önemli azalmanın yanı sıra, hayat kalitesinde artış yaşamıştır.

BİPOLAR BOZUKLUĞU TEDAVİ ETMEK İÇİN BAŞKA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILABİLİR?

İlâçlara ek olarak, bipolar belirtilerin kontrolünde kullanılabilecek diğer birçok tedavi bulunmaktadır. Bunlar:

. Elektrokonvülsif terapi (EKT)

. Transkraniyal manyetik sinir uyarımı (TMS)

. Uyku yoksunluğu

. Işık terapisi (fototerapi)

. Vagal stimülasyon (VS)

. Derin beyin uyarımı (DBS)

. Neurofeedback (NF)

. Nöroşirurji (beyin cerrahisi).

ELEKTROKONVÜLSİF TERAPİ NEDİR?

Geçmişte EKT hakkında çok fazla olumsuz yayın yapılmakla birlikte, birçok doktor bunu bipolar bozukluğun tedavisinde ilâçlara bir alternatif olarak görmektedir. EKT, fiziksel durumları nedeniyle herhangi bir ilâç tedavisi uygulanamayan (msl. kronik hastalıkları olan yaşlı kişiler), intihar düşünceleri olan ve dirençli tip hastalar için faydalı bir seçenektir. EKT sırasında, yaklaşık yarım saniye süreyle beyinden elektrik akımı geçirilmektedir. Günümüzde bu işlem anestezi altında ve bir adale gevşetici kullanılarak yapılmaktadır. EKT oldukça güvenlidir ve herhangi bir ilâç tedavisinden daha hızla etki göstermektedir. EKT çoğunlukla, ilâç tedavileriyle kontrol sağlanamayan şiddetli depresyon ve mani epizodları için faydalıdır (Loo ve ark. 2010).

EKT yapılırken lityum kesilmeli, antiepileptikleri de mümkünse tamamen kesmelidir; karbamazepin bu açıdan en az sıkıntı yaratan antiepileptiktir. 

TRANSKRANİYAL MANYETİK SİNİR UYARIMI NEDİR?

Tekrarlanan Transkraniyal Manyetik Sinir Uyarımı (rTMS) hâlen depresyon tedavisinde EKT’ye ve muhtemelen bâzı ilâçlara daha kabûl edilebilir bir seçenek olarak geliştirilmeye çalışılmaktadır. rTMS sırasında beyin işlevini etkilemek üzere titreşimli manyetik alanlar kullanılmaktadır; anestezi gerektirmemekte, dolayısıyla hasta ayık kalabilmektedir. Uzmanlar rTMS’nin bipolar bozukluk tedavisinde umut verici olduğunu düşünmektedirler ancak çalışmalar deneysel niteliklidir ve henüz bilimsel olarak onaylanmış ve kabûl edilmiş değildir. Maâlesef bâzı hastânelerde veya muayenehânelerde amacını aşacak şekilde kullanılmaktadır (Doksat ve Aslan 2006). En son yayınlarda dahi ya çok küçük serilerde geçici başarı bildirilmekte, ya da belirsizlik sürmektedir (Dell’Osso ve ark. 2009a, b, Dell’Osso ve ark. 2010).

rTMS ile epilepsi nöbeti geçirilmesi tekniğinin ise EKT’ye hiçbir üstünlüğü gösterilememiştir. 

UYKU YOKSUNLUĞU NASIL YARDIMCI OLMAKTADIR?

Uyku yoksunluğu bipolar bozukluk için bir başka olası tedavidir. Bir gece veya daha fazla uyanık kalmanın antidepresan etkileri olabilmektedir. Belirli merkezlerde uygulanmaktadır. Doktorunuz tarafından gerekçeleri açıklanıp tavsiye edilmedikçe, asla kendiliğinizden uyku yoksunluğuna kalkışmamalısınız.

IŞIK TERAPİSİ (FOTOTERAPİ) NASIL YARDIMCI OLABİLİR?

Birkaç saat yüksek yoğunlukta ışığa mâruz kalındıktan sonra depresyon belirtilerinde azalma görüldüğü düşünülmektedir. Sonbahar ve kışın kısa günleri ve dolayısıyla gün ışığı eksikliği, bâzı kişilerde mevsimsel affektif bozukluk (SAD) olarak bilinen depresyonu tetikleyebilmektedir. Bu, her gün kısa sürelerle parlak yapay ışığa mâruz kalınarak tedavi edilebilmektedir. Uzmanlar, ışık tedavisinin vücudu genellikle uzun ilkbahar ve yaz günlerinde yaşanan (günlük) ritme sokarak etki gösterdiği kanaâtindedir. Bu, depresyonun fizyopatolojisinde rol oynayan nörokimyasal değişikliklere bağlı olabilir. Bu yöntem de özel geliştirilmiş araçlarla uygulanmaktadır. Herhangi bir ışığa mâruz kalmak yeterli olmayacaktır. Kuzey Avrupa ülkeleri gibi bölgelerdeki hastalarda daha etkiliyken, ülkemizde bu sonuçlara ulaşılamamıştır.

VAGAL STİMÜLASYONUN FAYDASI VAR MIDIR?

Bu tedavi hakkında hiçbir yeterli delil yoktur, deneme aşamasındadır (Beekwilder ve Beems 2010).

DERİN BEYİN UYARIMININ FAYDASI VAR MIDIR?

Bu tedavi hakkında hiçbir yeterli delil yoktur, deneme aşamasındadır (Zyss ve ark. 2010).

NEUROFEEDBACK TEDAVİSİNİN FAYDASI VAR MIDIR?

Neurofeedback (NF) terapi uygulayıcıları, değişik klinik şartlarda NF’in kullanımının olduğunu, hâttâ sağlıklı bireylerde performans artımı için kullanılabileceğini ileri sürmüşlerdir. Yine de, NF terapisine ilişkin yayınlar güçlü kontroller içermediği ve metodolojik yetersizlikleri sebebiyle bilim ve araştırma çevrelerinin geniş bir kesimi tarafından ciddi biçimde eleştirilmiştir. NF uygulama alanı, hastalarda çoğunlukla yeterli eğitim almamış sıradan uygulayıcılar tarafından verilen yanlış veya uygunsuz tedavi sonucu ortaya çıkan anlamlı ters etkilere sebep olabilme potansiyelini taşımaktadır. Güvenilir bilimsel delil yoktur (Kose ve Semerci 2010).

NÖROŞİRURJİK TEDAVİ NE ZAMAN UYGULANABİLİR?

Ancak her türlü tedaviye tam cevapsızlık görülen ve çok şiddetli seyreden hastalarda en son alternatif olarak düşünülebilir (Lipsman ve ark. 2010).

NE ZAMAN HASTÂNEYE YATIŞ GEREKİR?

Hastânede tedavi normâl olarak bipolar bozukluğun şiddetli belirtilerini kontrol altına almak amacıyla kullanılmaktadır. Şiddetli mani sırasında, kişinin kendine veya başkalarına zarar vermesi ve pervâsızca saldırganlık davranışlarıyla başa çıkabilmek için profesyonel yardım şarttır. Depresyondaki bir hasta intihar eğilimi gösterdiğinde de hastâne tedavisi gerekebilir. 

PSİKOTERAPİ BELİRTİLERİN KONTROLÜNE NASIL YARDIMCI OLUR?

Bipolar bozuklukla başa çıkabilmeyi başarmak tedavinin en önemli bölümüdür. Psikoterapi ilâç tedavileriyle birlikte uygulandığında, hastalara ve âilelerine destek, eğitim ve rehberlik sağlamaktadır. Örneğin hastaların manik ve depresif dönemleri tetikleyen stres etkenlerini fark etmelerine ve bunlardan kaçınmalarına yardımcı olabilir. Psikoterapi ayrıca, gelişmekte olan bir hastalık döneminin erken belirtilerini tesbit etmeye de yardımcı olabilir. Çoğu zaman, hızla başlatılan tedavi tam gelişmiş bir depresyon veya mani epizodu krizini önleyebilir.

Psikoterapi bireysel olarak hasta üzerinde yoğunlaşabilir, hastanın âilesini de içerebilir veya benzer sorunları olan hastalara grup olarak uygulanabilir. 

Bipolar bozuklukta üç tip psikoterapi özellikle yararlıdırDavranışçı, bilişsel ve kişiler-arası terapi. 

Davranış terapisi, bipolar bozukluk belirtileriyle nasıl uğraşılacağı üzerinde yoğunlaşmakta ve kişilerde yeni hastalık dönemlerini ortaya çıkarabilecek streslerle başa çıkmasına yardımcı olabilmektedir.

Bilişsel terapi, kişilerin depresif ve yükselmiş duygudurumlar sırasında ortaya çıkan çarpık düşünceler ve inançları tanımlamalarına ve karşı koymalarına yardımcı olmaktadır. Örneğin, depresyon epizodlarına eşlik eden aşırı karamsar düşüncelerin üstesinden gelmek için kullanılabilir. 

Kişilerarası terapi, bipolar bozukluğun ilişkiler üzerinde yaratabileceği gerilimin azaltılması üzerinde yoğunlaşmaktadır. Eğer eşlik eden B kümesi kişilik bozukluğu mevcutsa, tercih edilmemelidir. 

 

BİPOLAR BOZUKLUĞUN SEVK ve İDÂRESİ

BEN NE YAPABİLİRİM?

Tedavinizin başarı şansını en üst düzeye çıkarmak için atabileceğiniz birkaç önemli adım bulunmaktadır:  

DURUMUNUZU ANLAMAK

Bipolar bozukluk ve tedavisi hakkında öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenin. Kitaplar ve broşürler okuyarak, doktorunuzla konuşarak veya bir hasta destek grubuna katılarak hastalığınız konusunda bir uzman olun.

TEDAVİNİZDE FAÂL BİR ORTAK OLARAK YER ALIN

Hastalığınızın başarılı tedavisi siz ve doktorunuz arasında iyi bir ilişki kurulmasına bağlıdır. Randevularınızdan sonuna kadar yararlanmak için, doktorunuza sormak isteyebileceğiniz tüm soruları randevuya gitmeden önce yazmanız çoğu zaman yardımcı olacaktır. Her şey hakkında soru sormaktan çekinmeyin; bu belirtiler bir yan etki veya ilâcınızı nasıl alacağınızla ilgili olabilir. Bu konular hakkında doktorunuzun size soru sormasını beklemeyin. Kafanızdaki her şeyi doktorunuza sorun. Bu şekilde tedavinizde etkin biçimde yer alarak, iyileşmenizin kontrolünü daha fazla ele geçirecek ve başarı şansınızı arttıracaksınız. Eğer herhangi bir yan etki yaşarsanız veya daha iyiye gitmediğinizi hissederseniz, doktorunuzla konuşmalısınız. Eğer doktorunuza karşı dürüst olmazsanız, size uygun biçimde yardımcı olamaz. Randevunuza bir âile üyesi veya arkadaşınızı dâvet etmeniz de, endişeleriniz hakkında konuşmanıza ve doktorun ilâçla ilgili söylediklerini hatırlamanıza yardımcı olacaktır.

BİR DUYGUDURUM ÇİZELGESİ KULLANMAK

Doktorunuzu ziyaretiniz sırasında, özellikle eğer hastaysanız, geçen birkaç hafta veya ay boyunca yaşadığınız belirtileri hatırlamanız zor olabilir. Duygudurumunuzu günlük olarak kaydederek, doktorunuzun hangi tedavinin hastalığınız için en iyi olduğuna karar vermesine yardımcı olacak çok daha güvenilir bilgiye sâhip olacaksınız. Duygudurumunuzun çizelgesini çıkarmanız, duygudurum evreniz, ilâç düzeyleri ve stresli olaylar gibi önemli bilgi parçalarını bir araya toplamanıza imkân verecektir.

ERKEN İKAZ BELİRTİLERİNİ FARK ETMEK

Bir duygudurum atağının erken belirtileri her kişide farklı olabilir. Kendi erken uyarı belirtilerinizi ne kadar iyi idrak ederseniz, tam bir epizodu önlemek için o kadar hızla yardım alabilirsiniz. Araştırmalar, bipolar bozukluğu olan hastaların %70-80’inin erken alâmet veya belirtilerini fark edebildiğini göstermiştir. Bir mani veya depresyon epizodunun erken belirtileri arasında en sık görülenler şunlardır:

. Duygudurumda, uyku, enerji, benlik değeri, cinsel ilgi ve konsantrasyonda hafif değişiklikler,

. Yeni projelere girme istekliliği,

. Ölüm düşünceleri (veya âni iyimserlik),

. Giysilerin rengi veya kozmetiklerde âni değişiklikler.

BİR EPİZOD GELİŞME RİSKİNİ AZALTMAK

Aşağıdaki ipuçları, bâzen daha şiddetli epizodlara yok açabilen küçük duygudurum dalgalanmaları ve stresleri azaltmanıza yardımcı olabilir:

. Uyku düzeninizi koruyun – düzensiz uyku duygudurum belirtilerini tetikleyebilir,

. Fazla alkol veya kafein tüketiminden ya da uyuşturucu maddeleri kullanmaktan kaçının – bunlar duygudurum dalgalanmalarını tetikleyebilir (McIntyre ve ark. 2008),

. Stresli durumlardan kaçının ya da stresle nasıl daha iyi başa çıkacağınızı öğrenin – gevşeme ve rahatlamaya vakit ayırın,

. Günlük alkol, kafein ve reçetesiz satılan bâzı nezle, allerji ve ağrı ilâçlarını kullanma konusunda dikkatli olun. Bu maddelerin küçük miktarları bile uyku, duygudurum veya ilâçlarınızı olumsuz etkileyebilir.

. Düzenli egzersiz yapın.

ÂİLE VE ARKADAŞLAR YARDIMCI OLABİLİR

Kendinizi daha iyi hissetmeniz başkalarının yardımıyla daha kolaydır. Âileniz ve arkadaşlarınızın teşviki ve desteği hastalığınız sırasında son derece önemlidir. Meselâ, doktorunuzu ziyaretinizde size eşlik edebilir veya ilâçlarınızı doğru aldığınızı kontrol edebilirler. Ayrıca, iyi olduğunuzda bir eylem plânı hazırlamak da, daha sonra herhangi bir belirti geliştiğinde hem sizin hem âilenizin hazırlıklı olmasını ve ilgili bütün kişilerin ne yapılması gerektiğini bilmelerini sağlamaya yardımcı olacaktır.

Hafif bir mani epizodu (hipomani) sırasında, hastalar davranışlarının olağan dışı olduğunun farkında olmayabilir veya hasta olduklarını yâhut tedaviye ihtiyaç duyduklarını inkâr edebilirler. Arkadaşlarınız ve âileniz, gelmekte olan bir epizodun gözden kaçabilecek erken ikaz belirtilerini fark edebilir ve sizi tedaviye ihtiyacınız olduğuna ikna edebilirler.

BAŞARILI TEDAVİ SİZE DE BAĞLIDIR

Belirtilerinizi kontrol altına almaya ve tekrarlamalarını önlemeye yardımcı olmak için, ilâçlarınızı tâlimatlara uygun olarak almanız çok önemlidir. Ne kadar işe yaradığından emin olmasanız veya sizi nasıl hissettirdiği konusunda endişeleriniz olsa bile, doktorunuzla konuşuncaya değin ilâçlarınızı almaya devam edin.

Kendinizi daha iyi hissetmeye başladığınızda da, belirtileri kontrol altında tutmak için ilâcınızı her gün almaya devam edin. Bipolar bozukluk bu açıdan diyabet veya kâlb hastalığı gibi diğer uzun dönemli hastalıklara benzemektedir (zihinsel şeker hastası). Bu hastalıkları olan hastalar, kandaki şeker düzeylerini veya kan basınçlarını düşük tutmak için ilaçlarını her gün almalarının çok önemli olduğunu bilirler.

Eğer ilâcınızı almayı unutursanız, o dozu atlayarak bir sonraki dozunuzu alın. Dozu iki katına çıkarmayın.

Eğer ilâcınızı ne zaman alacağınızı hatırlamada güçlük çekiyorsanız, bir haftalık ilâçlarınızı koyabileceğiniz bir kutu, saat veya telefonunuzun alârmı veya cep takvimi gibi hatırlatıcıları kullanmayı deneyin. Ayrıca, ilâcınızı her gün aynı saatte yaptığınız bir işten önce veya sonra, örneğin yemeklerden sonra veya yatmadan önce almanız da yardımcı olabilir.

 

Prof.Dr.Kerem Doksat

 

KAYNAKLAR

Baldessarini RJ, Vieta E, Calabrese JR, Tohen M, Bowden CL (2010) Bipolar depression: overview and commentary. Harv Rev Psychiatry; 18(3): 143-157.

Beekwilder JP, Beems T (2010) Overview of the clinical applications of vagus nerve stimulation. J Clin Neurophysiol; 27(2): 130-138.

Carman JS, Post RM, Buswell R, Goodwin FK (1976) MELATONIN. Am J Psychiatry; 133: 1181–1186.

Cascade E, Kalali AH, Mehra S, Meyer JM (2010) Real-world data on atypical antipsychotic medication side effects. Psychiatry (Edgmont). 2010; 7(7): 9-12.

Castells X, Casas M, Pérez-Mañá C, Roncero C, Vidal X, Capellà D (2010) Efficacy of psychostimulant drugs for cocaine dependence. Cochrane Database Syst Rev; (2): CD007380.

Doksat MK (2008) Üçüncü Nesil Antidepresanları Kullanma Kılavuzu. İstanbul: Sigma Publishing.

Doksat MK, Aslan S (2006) Tekrarlanan transkraniyal manyetik stimülasyon (rTMS) ve depresyon tedavisi. Yeni Symposium; 44(2): 92-99.

Englisch S, Inta D, Eer A, Zink M (2010) Bupropion for depression in schizophrenia. Clin Neuropharmacol; 33(5): 257-259.

El-Mallakh RS, Elmaadawi AZ, Loganathan M, Lohano K, Gao Y (2010) Bipolar disorder: an update. Postgrad Med; 122(4): 24-31.

Dell’Osso B, Mundo E, D’Urso N, Pozzoli S, Buoli M, Ciabatti M, Rosanova M, Massimini M, Bellina V, Mariotti M, Altamura AC (2009) Augmentative repetitive navigated transcranial magnetic stimulation (rTMS) in drug-resistant bipolar depression. Bipolar Disord; 11(1): 76-81.

Dell’Osso B, Altamura AC (2009) Augmentative transcranial magnetic stimulation (TMS) combined with brain navigation in drug-resistant rapid cycling bipolar depression: a case report of acute and maintenance efficacy. World J Biol Psychiatry; 10(4 Pt 2): 673-676.

Dell’Osso B, D’Urso N, Castellano F, Ciabatti M, Altamura AC (2010) Long-term efficacy after acute augmentative repetitive transcranial magnetic stimulation in bipolar depression: a 1-year follow-up study. J ECT; 2010 Oct 1. [Epub ahead of print].

Dilbaz N, Enez A (2009) Antipsikotik ilaçlarla tedavide yeni bir teknoloji: paliperidon. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni;19(Suppl. 2): S316-S325.

Fountoulakis KN (2010) Pharmaceutical treatment of acute bipolar depression. F1000 Med Rep23; 2. pii: 47.

Fountoulakis KN, Vieta E, Schmidt F (2010) Aripiprazole monotherapy in the treatment of bipolar disorder: A meta-analysis. J Affect Disord; Oct 30. [Epub ahead of print].

Gonul AS, Doksat K, Eker Ç, Eker OD (2005) Managing Treatment-Resistant Depression: Focusing on Increasing Serotonergic Transmission. Trends in Serotonin Uptake Inhibitor Research. Shirley AC, editor.New York: Nova Medical Books, 1-27.

Gönül AS, Eker Ç, Şimşek F (2009) Antipsikotiklerin güvenilirlik ve tolearabilitesine yeni bir yaklaşım. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni; 19(Suppl. 2): S326-S334.

Howland RH (2007) Agomelatine: a novel atypical antidepressant. J Psychosoc Nurs Ment Health Serv; 45(12): 13–17.

Janowsky DS (2007) Scopolamine as an antidepressant agent: theoretical and treatment considerations. Curr Psychiatry Rep; 9(6): 447–448.

Karamustafalıoğlu O (2009) Şizofreni tedavisinde yeni hedefler: paliperidon. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni; 19(Suppl. 2): S341-S342.

Kemp DE, Gao K, Chan PK, Ganocy SJ, Findling RL, Calabrese JR (2010) Medical comorbidity in bipolar disorder: relationship between illnesses of the endocrine/metabolic system and treatment outcome. Bipolar Disord; 12(4): 404-143.

Kemp DE, Gao K, Ganocy SJ, Caldes E, Feldman K, Chan PK, Conroy C, Bilali S, Findling RL, Calabrese JR (2009) Medical and substance use comorbidity in bipolar disorder. J Affect Disord; 116(1-2): 64-69.

Kose S, Semerci B. Psikiyatrik bozukluklarda neurofeedback terapisi (2010) Klinik Psikofarmakoloji Bülteni; 20(3): 193-195.

Kumar R (2008) Approved and investigational uses of modafinil: an evidence-based review. Drugs; 68(13): 1803-1839.

Lipsman N, McIntyre RS, Giacobbe P, Torres C, Kennedy SH, Lozano AM (2010) Neurosurgical treatment of bipolar depression: defining treatment resistance and identifying surgical targets. Bipolar Disord; 12(7): 691-701.

Loo C, Katalinic N, Mitchell PB, Greenberg B (2010) Physical treatments for bipolar disorder: A review of electroconvulsive therapy, stereotactic surgery and other brain stimulation techniques. J Affect Disord; Sep 20. [Epub ahead of print]

Maeng S, Zarate CA Jr (2007) The role of glutamate in mood disorders: results from the ketamine in major depression study and the presumed cellular mechanism underlying its antidepressant effects. Curr Psychiatry Rep; 9(6): 467–474.

McIntyre RS, Nguyen HT, Soczynska JK, Lourenco MT, Woldeyohannes HO, Konarski JZ (2008) Medical and substance-related comorbidity in bipolar disorder: translational research and treatment opportunities. Dialogues Clin Neurosci; 10(2): 203-213.

Olié JP, Kasper S (2007) Efficacy of agomelatine, a MT1/MT2 receptor agonist with 5-HT2C antagonistic properties, in major depressive disorder. J Neuropsychopharmacol; 10(5): 661–673.

Oral T (Editör) İki Uçlu (Bipolar) Bozukluğun Tedavisi ve Yönetimi. 2005. Jannsen-Cilag.

Pies RW (2005) Handbook of Essential Psychopharmacology, 2nd Edition. Washington, DC: American Psychiatric Publishing. Pies RW (2005) Handbook of Essential Psychopharmacology, 2nd Edition. Washington, DC: American Psychiatric Publishing.

Richelson E (2010) New antipsychotic drugs: how do their receptor-binding profiles compare? J Clin Psychiatry; 71(9): 1243-1244.

Sanches M, Newberg AR, Soares JC (2010) Emerging drugs for bipolar disorder. Expert Opin Emerg Drugs; 15(3): 453-466.

Sidor MM, Macqueen GM (2010) Antidepressants for the acute treatment of bipolar depression: a systematic review and meta-analysis. J Clin Psychiatry. 2010 Oct 5. [Epub ahead of print]

Squassina A, Manchia M, Del Zompo M. Pharmacogenomics of mood stabilizers in the treatment of bipolar disorder. Hum Genomics Proteomics; Aug 3;2010:159761.

Stahl SM (2008) Essential Psychopharmacology – Neuroscientific Basis and Practical Applications 3rd Edition. Cambridge: Cambridge University Press.

Yildiz A, Vieta E, Leucht S, Baldessarini RJ (2010) Efficacy of antimanic treatments: meta-analysis of randomized, controlled trials. Neuropsychopharmacology; Oct 27. [Epub ahead of print]

Zyss T, Zieba A, Hese RT, Dudek D, Grabski B (2010) [Deep brain stimulation-the newest physical method of treatment of depression] [Article in Polish]. Psychiatr Pol; 44(3): 301-317.

 

Alıntı : http://www.keremdoksat.com/2010/12/20/bipolar-bozukluk-nedir/

 

169 Replies to “Bipolar Bozukluk nedir?”

  1. benim erkek kardesim var 33 yaşında alkol sorunu var calışamıyor dogru kararlar vermiyor çok saldirqan oluyor anı-anını tutmuyor zor durumdayiz ne yapacagımızı bilmıyoruz lutfen yardmcı olursunuz memnun olurum

    1. Alkolü bırakmak için tedavi görmesi lazım. Bakırköy’de AMETAM olabilir. geçmiş olsun.

  2. annesi bipolar olan bir insanın kendisininde bivpolar olma ihtimali var mıdır ? yani asıl sormak istediğim kalıtsal olarak taşınabiliyor mu ? cevabınızı bekliyorum..

    1. Böyle bir ihtimal vardır ama kesin değildir. Bir başka anlatımla kalıtım tek başına belirleyici değildir.

  3. Vallaha çok takdir ettim. Doktorlar sağolsun araştırma hastanesi olduğundan ( 9 Eylül ) doğumdan itibaren araştırdılar. Ve sonunda dosyamı kaybetti. Bir yıla yakın olacak oraya gitmeyeli. Hadi hayırlısı gidelim bakalım. Dosyamızı soralım. Bilime ne kattık. Ki bilime değil bir doktora… Bu kadar zaman yetmiştir ona…

    1. Meltem Hanım, dosyanız bipolar hastalıkla ilgili ise üzülmenize gerek yok. O dosyada size lazım olacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Eğer bipolar hastası iseniz bunu doktorunuzla paylaşmanız kafidir. Geçmiş olsun.

  4. bilgileriniz için teşekürler benim eşimbipolar hastası 20yıllıkevliyiz evliliğimizin 16 ıncı yılında tanı kondu yinede hastalığı bilmek zaten tedavinin yarısıdır diye düşünüyorumeşime çokdestek oluyorumfakat yorulduğum anlar çokoluyor yani hasta yakınlarınında destek alması gerektiğini düşünüyorumçok zor birhastalık

  5. ben değil . 16 yaşında kızım rahatsız . fakat hasta olduğunu ve tedaviyi kabul etmediği için . ben araştırma yaparken bu yöntemi buldum. kızımın yardıma ihtiyacı var . zaman zaman saldırganlaşıyor.. lütfen bana yardımcı olun ….!!!!

  6. Bu hastalığa yakalanan insanların tedaviyi reddetmeleri bir sorun kanunların bu hastalığın tedavisini zorlaştırması başka bir sorun

    1. İşte tam biz de bu sorunları aşmak için buradayız! Kanunlar bu hastalığın tedavisini nasıl zorlaştırıyor? Siz nasıl bir sorunla karşılaştınız ki? Böyle bir şeyi ilk defa duyuyorum. Açıkça yazarsanız size belki yardımcı olabilirim. Geçmiş olsun.

  7. Eşimde bunların hepsi var.Yıllardır çekiyorum. O hasta olduğunu kabul etmiyor. Psikiyatra hep ben gidiyorum. Sadece yarım, en fazla bir Lustral veriyor doktor. Tabii hiç bir şey değişmiyor. Çocuklarla birlikte çekiyoruz. Hem parasız kalmayı, hem huzursuzluğu. Kötü olduğunda ona hiç bir iyilik, hiç bir mantık işlemiyor. İçkiyi bırakıp, tekrar başlıyor. Ne paralar kaybetti. Hiç bir şeyini bilemiyoruz, ulaşamıyoruz, engel olamıyoruz. Hasta olduğunu kabul etmiyor. Sen git doktora diyor. Bir kere götürmeyi başarmıştım. Teşhisinde Bipolar Bozukluk yazıyordu. Hemşire kardeşimden öğrendim Duygu Durum Bozukluğu olduğunu. Yine de yalnız kalırsa çok kötü şeyler yapabilir ve ömür boyu çocuklarıma utanç verecek bir olay yapar yada intihar eder diye ayrılamadım. Lütfen yardımcı olurmusunuz????

    1. Mali açıdan önlem olarak vesayetini alabilirsiniz. Doktora gitmesi hususunda yakınlarından yardım alabilirsiniz. Olmadı kolluk gücü marifetiyle hastaneye yatırma hakkınız var.

    2. allah yardımcınız olsun siz bu yorumu yazalı çok zaman geçmiş umarım şimdi durumlar daha iyidir. mail adresimden ulaşırsanız biraz olsun dertleşebiliriz bende aynı dertten muzdaribim eşimde bu rahatsızlık var ve inkar ediyor

    3. lustral mani de kesinlikle kullanılmaması gereken bir ilaç babam da bu hastalık lustral ile açığa çıktı

      1. Lustral gibi antidepresif ilaçlar, bipolar bozukluğun depresyon döneminde psikiyatri doktoru kontrolünde kullanılır.

  8. çok güzel açıklamışsınız teşekkür ederim. banada bu teşhis koyuldu. zaman zaman pes ediyorum ilaçları kullanmak istemiyorum. bazen hiç faydası yokmuş gibi geliyor. sanki bir geldi duygularımı aldı götürdü benden. eski neşeli halimi özlüylorum ama bi yandanda yaptığım saçmalıklar aklıma gelince böylesi daha iyi sanki diyorum çünkü ailemi çok yıprattım zor dönemler atlattım çok bilinen bi hastalık olmadığı için çevremle fazla bişey paylaşamıyorum konuşamıyorum bu da beni daha çok yıpratıyor. bilgi paylaşımında bulunmak isteyen arkadaşlar varsa lütfen burdan iletişime geçsinler mail adresim veriym faydalı olacağına inanıyorum iyi gelir diye düşünüyorum.sormak istediğim çok soru var.

    1. Delilik sanki eğlenceli birşey gibi anlatılır ama bipolarlar bir akıllı bir delidir bu da tam bir trajedidir
      Hepsi için geçerli değil ama bipolar 1 isen Cehennemi yaşaman için ölmene gerek yok! Birde bu çok bilmiş,kibirli doktortarımız ömür boyu ilaç içmen gereken bu hastalığa tedavisi vardır diyorlar ya işte buna deliriyorum 🙂 tedavi denilen şey bi hastalığın son bulmasıdır,ömür boyu ilaç içeceksin ve asla hastalanmadan önceki haline döniyceksin.Bu duruma tedavi oldun diyorlar.

      1. Tedavi, sizin deyiminizle cehennemi yaşamanızı önler. Şeker ve tansiyon hastalığı gibi ömür boyu ilaç kullanmak şartı ile tedavisi vardır. Geçmiş olsun.

    2. Canan Hanım merhaba.Canınızı sıkmak istemem ama başımız büyük belada.Bende bipolarım.Hem de en ağırından.Tip 1 olanından.Hayatım kaydı.Uzatmaları oynuyor gibiyim.İlaçlar beni daha kötü yapıyor ama almazsam bi süre sonra manik atak geçiriyorum.İlaçları alırsam bu seferde hiç birşey yapamıyorum.Tanrım beni baştan yarat demedim hiç ama çok dua ettim şifa ver diye.Omadı.Kahrolmak kaderim sanırım.Bedenimle sorunum yok ama Ruhum kayıp.

      1. Osman bey, tedavinizde bir eksiklik olmalı. Düzenli olarak doktor kontrolllerine gidin. Geçmiş olsun.

    3. merhaba ben de bu hastalığa yakalananlardan biriyim. başlarda kabul etmiyordum çok sıkıntı yaşadım. hele üniversite yılarım çok kötü geçti. ama şimdi düzeldim en azından kendi hayatımı kimseye yük olmadan sürdürüyorum. işe başladım bir buçuk yıl oldu. yani demem o ki düzelebilirsin. ben hastalığı araştırarak başladım başlarda zordu sonra alıştım tabi. insan birden iyileşmiyor başta okuduğum kitaplar tıbbi idi. sonra daha iyi kitaplar okumaya başladım.internetten araştırdım. ilaçlarımı düzenli almaya başladım. şimdi hastalığı kontrol edebiliyorum. düzenli uyumaya çalışıyorum. daha iyi olabilirim buna inanıyorum ve sanırım yapmam gerekenler hala var.

      1. merhaba sanırım bende de bu hastalıktan var , kabul etmekte bende güçlük çektim ama okuyunca anladım ki tam ben , ben ilaç kullanmak istemiyorum , galibada yolun daha çok başındayım üniversitede 2. sınıf olucam sınav dönemleri hep sorunlarım artar ama son 2 3 yıldır aynı böyle davranıyorum olmadığım biri gibi hiç intiharı düşünmedim bozuk insanmış gbide düşünmedim , ama mesela minosed varya onda lityum varmış onu bile içince düzeldiğimi hissettim ne yapmalıyım

    4. merhaba canan hanım benim de annem bu rahatsızlıktan yıllarca muzdarip idi ancak şimdi ben de bu belirtiler var yakın psikiyatrise başvuracam ancak dediğiniz gibi çevremizde bu hastalığı anlayıp anlamakla birlikte anlayış gösterecek çok az insan var o yüzden gizli tutuyorum etrafımdaki birçok insandan tedavisini ve bu rahatsızlığı özellikle

      1. Hastalığınızı çok yakınlarınızın dışında kimselere söylememeniz yerinde bir karar. Bu hastalık pek bilinen bir hastalık değil. Psikiyatri ve psikologların dışında hiçbir yere ve kişiye başvurmayın ve güvenmeyin. Geçmiş olsun.

    5. Ben bilgi paylaşımında bulunmak istiyorum. 0506 453 57 90. Knşmk farkındalık açısından iyi gelebilir. Belki yanlış düşüncelerden kaynaklanabilir bunlar.

      1. Şuan 16 yaşındayım ve 4.yılımı doldurdum bende bu hastalığı taşıyorum zaman zaman deliriyorum kimseyi istemiyorum yalnızlık en rahatı diye düşünüyorum çünkü insanlar beni daha fazla sıkıntıya sokuyolar ilk zamanlar ben hastalığımı kabbullenmezdim fakat daha sonra kendimle yüzleşince kendimi test edince kabullendim bu illeti ilaç tedavisi qördüm 3 yıl boyunca düzenli fakat ilaçlar beni çok pasifleştiriyordu çok yorgun ve bitkin oluyordum bu sebepten dolayı bıraktım yaklaşık 7 ay oluyor ilaçları bırakalı üstelik hiç nir hekimden yardım almadan bıraktım. İlk zamanlar çok git-gellerim oldu sonra yaklaşık 4 ay herşey çok güzeldi hayattan zevk almaya başlamıştım bu hastalıqın beni bıraktığını düşünmüştüm ama yanılmışım BIRAKMAMIŞ BIRAKMIYOR BIRAKMIYCAKK!!! hepimiz bunu kabullenmeliyiz şuan ailem kabullenmiyor hastalığımı ve hiç destek olmuyorlar. Yardıma çok ihtiyacım var 🙁

        1. Üzülme hiç yanlız değiliz çünkü, Allah(cc) tüm ümmet-i muhammede yeter, Allah sevdiği kuluna dert verirmiş. Ne mutlu ki bizlere hastalığımız en büyük lutüf bence. Hastalığım bana öyle güzel şeyler öğretti ki inanın şükrediyorum artık hastalığımı seviyorum, çünkü onunla yaşamayı öğrendim.
          NE OLUR MUTSUZ UMUTSUZ OLMAYALIM. BAKIŞ AÇISI ÇOK ÖNEMLİ.
          Bizi bizden başka kimse ne düşünüyor, ne de anlıyor.EŞİN BİLE OLSA + EVLATLARIN BİLE OLSA!!!!……..

        2. Bipolarlar tıpkı şeker hastaları gibi ömür boyu ilaç kullanmak durumundalar. Buna ilaveten düzenli psikiyatri doktoru kontrolleri şarttır. İlaçların yan etkisine gelince, onlar gülün dikenidir, sineye çekmekten başka bir çare yoktur. Ama yine de bunları doktorunuzla konuşabilirsiniz. Geçmiş olsun.

    6. yazınızı okudum açıkçası üzüldüm çünkü toplum tarafından pek bilinen bi hastalık değil.malesef bendede var bunun hastalık olduğunu araştırmalar sonucu fark ettim.doktora gittiğinde maalesef ilaç yazmaktan başka bi şey yapmıyolar bu durum bana kasapların et satması fırıncıların ekmek satması gibi geliyor.bencede ilaç kullanma kardeşim sürekli evden dışarı çık gez.sıkıntını atmaya çalış.ve bu hastalığı önemsemeden hayatını kazanmaya çalış derim saygılar.

      1. bende ilaçların insanlara zarar verdiğine inanıyorum , yani onların arasında sıradan davranmak bir oyun gbi olmuyor mu allah aşkına , ben üzülürüm mesela en ufacık şeye , en ufacık şeydende mutlu olurum şimdi ilaçlaramı sığınayım , yemeğimi yerim uykumu uyurum okuluma giderim ve yanlış düşüncelerden uzak olurum , yani dışarda herkes her pisliği yaparken sıkıntı yok , düşüncelerinde bunalım olan insanlar mı sıkıntılı tedaviye ihtiyacı var ,

        1. Bu duruma biz hipomani diyoruz. Hafif mani demektir ve kişi böyle durumda kendini mutlu hisseder ama maniye ya da ruhsal çökkünlüğe dönüşme ihtimaline karşı dikkatli olmak lazım!

    7. İnternette mail adresinizi paylaşmanız doğru olmaz. Psikolg ve psikiyatristlerin dışında konuşacak biri arıyorsanız güvendiğiniz bir arkadaş ve dostunuzla sohbet edin. Hastalığınızdan herkese bahstmeniz de sakıncalı olabilir. Güvenilir kaynaklardan okuyarak bilgilenin. Eğer moderatör uygun görürse benim mail adresimi size verbilir. Aslında bu makalede herşey var. Geçmiş olsun.

      1. Eğer bipolar iseniz, tanımadığınız, bilmediğiniz insanlarla iletişime geçmeniz çok risklidir. Uzak durun derim. Tanıdığınız, bildiğiniz ve güvendiğiniz insanlarla iletişime geçin lütfen. Selamlar.

    8. Canan Hanım, hastalığınızı “anne, baba, eş, kardeş ve erişkin evlatlardan başka kimselerle paylaşmanız doğru olmaz. Sakın bunu yapmayın; bizim toplum henüz o olgunluğa gelmedi. Sohbet anlamında güvendiğiniz bir arkadaş veya dostunuzla hastalığınızın ismini paylaşmadan dertleşmeniz iyi olur. Ayrıca tanımadığınız, bilmediğiniz insanlarla internette iletişime geçmeniz çok mahsurludur. Bundan kesinlikle sakının. Geçmiş olsun.

    9. ben 2002 yılından buyana tedaviyle hayatımı idame ettiriyor olsamda çok zorlandığım bir dönemdeyim. zorlayıcı ve tetikleyici etkenler yüksek. grup terapileri ve psikoterapiler iyi olabilir. m_izgu@hotmail.com iletişim kurabilirsiniz. nöroepileptik ve antipisikotikler kullanıyorum.

    10. Merhaba Canan Hanım, öncelikle geçmiş olsun. Sormak istediğiniz soruları buradan sorabilirsiniz. Elimizden geldiğince cevaplarız. Bunun dışında bipolar da olsa İnternet ortamında insanlarla tanışıp bilgi alış verişinde bulunmanızı asla tavsiye etmem. Faydadan çok zararını görme ihtimali vardır. Hastalığınız hakkında kendi yakınlarınız ve yakın arkadaşlarınızdan 1-2’si ile söyleşin derim. İlaç kullanmayı bırakmanızı da kesinlikle tavsiye etmem! Böyle bir durumda nöbet geçirme riskiniz çok yüksektir. Devamlı gidip geldiğiniz,tedavi ve kontrol amaçlı bir doktorunuz olsun. Devlet hastaneleri psikiyatri poliklinikleri veya bazı illerde bulunan toplum ruh sağlığı merkezleri bunun için en uygun yerlerdir. Maddi durumunuz elverirse özellere de gidebilirsiniz. Selam ve dua ile.

  9. Okula baslayan cocuklara dünya dönüyor demek ne kadar doğrudur ilk yanlışlık okulda başlar ruhun bilinmesi yanlıştır biliminden yola çıkan her konu ve fare köpek üzerinde deney yapılmasına bakıp insan üzerinde istatistiksel veriler vermek bir kitlesel yanlıştır fark var ruh farkı iyi ve kötü niyet farkı teşekkürler yazı için nerden enselendiğimi biliyorum yazınıza aynı olmayan bir olan aynı sizlere göre yazanlar herkesin üzerinde aynı zanlar anektotlar sektörünü kuranlar benle oyun oynamaya kalkmasın basit çünkü cinas bir teşhiş sebebi neoloji mi kapalı göz halüsünasyonları akatizi yerinde duramamazlık değil o ruhun bedene sığmamazlığı ruhu bildiğini söyleyen bilimin aciz saçmalıkları insanları elektromanyetik dalgalardan daha çok etkiliyo yazık hep aynı zanlar dedektör ellerinde aynı yeri kazanlar gibi inanmışlar defineye hahahahaha çok basit aslında kan şekeri düzeyi ve basıncını kontrol altına alınması mantıklı bir yazıdan hisse diyelim hak yemeyelim bu bölüme e neden yapamıyolar bunca yapılan dan nemalanmadan olur mu söyleyin kanser sektörü en revaşta bipolarite depresyon falanizm filanizm oji moji yan bir iki yok bu oyunda ihalede yan batırır anlatabiliyormuyum acaba yani bir o yani bu yani kadı mı yım değilim yalovalı da değilim ırkım denizhandan oğuzhana kadar gerisi habil altı metre kasiyun dağında haş tu kabir iz atam kefensiz yatanların ülkesinde emanetinde yaşıyorum gerekir yok etmek yanlışı denge sandalda karaya göre daha elzem dalgalar ise saniyelik bir varlık yokluk arasında görüntü rüzgar etkisi tümüne etki bir o tek efendi geride kalan nedir deniz mi nereye gitti dalga rüzgara radyo çekmedi dalgalar uçtu ne kaldı derya küresel ısıtan geldi oda buhar oldu yer altını kazdılar bak ne oldu neden öküz gibi kazmaktan neden yıllardan beri hakkını aramaya cesaret bile edemeyen işçiler var korkudan ne korkusundan ve işçilerin seçtikleri işleri ile alakası olmayan okullardan mezun yönetenler var mı hayır patronların seçtikleri yönetenler var yağ bağlıyolar et bağlıyolar palazlanıyolar ya allah bismillah kes kurdeleye aç topraklarında işçiler aç sen toprağını allahın taktir etmiş oldugu kaderini yaşayan savas magdurlarına aç millet meclisindeki aç ne açı akıl açı insanımız komple kredi magduru iscilerden aile babası annesi bunlar karınları aç hey yıllardan beri kim neler yapmış olmuş olanlar şu ana bak ki oluşum bir işçinin bile kendi hakkını arayamayacak kadar cesaretsiz bırakılmışlığın resmini görmedin mi demek ki bu resmi bunun gibi resimleri çizen ve etkisi bulunanların insanlar hasta etmekte kitle olarak dur yıl sus yerinde say bide nufüsun zamanını çal komutu verilmiş bunlara,nasıl bir kul hakkı bu genelleme doğru işte bok herkesin içinde var fazlasını atsan da kalır yani mohikan son değildir osmanlı da öyle türk kürt siyah beyaz yeti ve ruandada örnek olan allahsız fransızın etkisiyle ne olmuş bak batsın bu dünya öylemi amerika batsın kızılderililer deri yüzmez di ki öyle olsaydı sağdan barı çubuğunu döndürürken biz hepimiz bilinen ve bilinmeyen her şey ile akrabayız demezler di aynşıtayn akıllı deha olmuş olsaydı aklı yerinde olan bir insan ve savaş mağduru olanın yapmayı aklından bile geçirmeyeceği hiroşima ve nagazakiye atılan harakiri gibi kutsal ve şerefli bir fedakarlık timsali gösteren bir milleti yok etmeye yerinde saydırmaya kalkışmazdı allah istemiş böyle olmuş sen bile bile gelde hasta olma ne güle ne elmaya nargile hergele de bana malibuhari dönmeyen semtten sevgiler ebedi edebi ne kadar işte o kadar son nokta kadar küçümsenen ama kesin ve net hiçbir harfe benzemeyen tek bir son nokta koyuyorum.

    1. Merhaba. Yazdıklarınız ilgimi çekti. Bunları bir psikiyatri doktoruna anlatırsanız onun da ilgisini çekecektir. Okurken gerçekten zevk aldım. Sizi kutlarım. Selam ve sevgiler.

  10. ablama duygu durum bozukluğu teşhisi kondu fakat kendisi almanyada ikamet ediyor ikide küçük yeğenim var şunu merak ediyorum bundan sonraki hayatını türkiyede ailesinin yanında geçirmesimi doğrudur yoksa almanyada kendisi bu hastalıkla tek başınada mücadele verebilirmi çünkü çocuklar için oranın şartlarını daha iyi fakat bir yandanda insan sağlığı söz konusu lütfen beni bilgilendirirmisiniz

    1. Bu hastalara her zaman yakından yardımcı olacak biri olmalı. Eşi, annesi, babası, yetişkin çocuğu olabilir. Ayrıca aile huzuru çok önemlidir. Bunlara ilaveten şunu diyebilirim eğer ablanız Almanya’ya uyum sağlamışsa, orada tedavisini sürdürmek kaydıyla bir sorun olmaz. Geçmiş olsun.

  11. Evet dunya donuyor, icin de biz de donuyoruz. Hersey donuyor, donusuyor,gelisiyor, gelisiyor ve sonunda patliyor. Cocuklara neden dunya donuyor demekiyiz ya da dememeliyiz. Onlar o kucuk dunyalarinda ruhu anlayabilirler mi? Allah’i cenneti, olumu anlayabilirler mi? Anlarlar kardesim, oyle bir anlarlar ki. Senin ilminle ogrendiginden cok daha derinini kavrarlar o kucuk ruhlarinda. Cogumuz deriz zaman zaman, keske cocuk olsam, cocuk olsam da herseyi pembe gorsem, iyi gorsem, saf bakabilsem dunyaya, evrene, otelere…

    1. National Geographic den öğrendim ki, bir köpeği severken insan bir annenin çocuğunu severken salgıların aynısını salgılıyor. Ama o köpeğin sorumluluğunu dahi alamayacak gibi dalgalı olmak çok üzücü.

  12. Simdi bunun bipolarla ne alakasi var diyeceksiniz. Anlayan anladi kardesim. Anlayanlar anlamayanlara anlatsin lutfen.

  13. Dunyada bipolarlar yuzde iki kadarmis. Hastalar ilac tedavisini kabullenmiyormus. Neden? ” Ben hasta degilim ki tedaviyi kabul edeyim. Kim hasta? Asil sensin hasta kardes sensin, sen bana ilac vererek benim de o icenlerin delirdigi icmeyenlerin deli gorundugu sudan icirmeye calisiyorsun.” Der bazi bipolarlar. Cevabin ne hekim. Anlat onlara gercegi.

  14. Sen de bendensin. O da benden su da benden oteki senden beriki onlardan. 4. Siniftaki oyunumuz: ben sen o biz siz onlar dunya yerinden oynar…….

  15. Bende 5.senrmi dolduruyorum…ama benim ataklarım uzun süreli devam ediyor.Zaman içersinde kendimi insanlardan soyutladım sanki kendimi kendimmişim gibi hissetmiyorum.Manevi duygularında azalma oldu.Başkalarının düşüncelerini okuyormuşum onların hislerini kendimde hissediyormuşum gibime geliyor.Yani anlıyacağınız bende çok karışığım.

    1. Mrb esen bey öncelikle geçmiş olsun.kardeşime bipolar hastalığı teşhisi koyuldu.izniniz olursa bazı konularda danışmak istediğim bir şeyler var.telefon numaramı bırakıyorum dönüş yaparsanız sevinirim tekrar geçmiş olsun

    2. Esen bey, tedavinizde, kontrollerinizde bir eksiklik, aksaklık olmalı. Lütfen doktorunuza başvurun. Tedavinizi aksatmayın, ilaçlarınızı düzenli kullanın. İnsanın kendine yabancılaşması bazen normalde de görülür. Bipolar tedavisini olmanız ve sürdürmeniz kaydıyla bu durum kendiliğinden geçer, düzelir. Geçmiş olsun.

  16. bipolar bozukluğu olan ve bunu kabullenen insanlara karsi nasıl davranmaliyiz bunun hakkinda uyguladım daha iyi sonuçlar aldim diyen varsa lutfen konuşalım

    1. İlaçlarını düzenli kullanmasını, doktor kontrollerini aksatmamasını sağlayın. İmkan varsa iç görü kazanması için psikoterapi alınmalı. Buna ilaveten kendisine mülayim davranmak, onunla tartışmaya girmemek, ama her zaman kararlı olmak, ona sevildiğini hissettirmek, maddi konularda çok dikkatli olmak lazımdır. Malına, mülküne, parasına sahip çıkılmalıdır. Fazla sorumluluk gerektiren işlerden uzak durmalı, gece hayatı olmamalı, alkol ve reçetesiz ilaç kullanmamalı. Bütün bunları sağlamak zor olsa da yapılması gerekenler bunlardır. Aslında ilaçlarını düzenli ve devamlı kullanmaları kaydıyla çok fazla sorun yaratmazlar. Bazen sizi ve başka insanları yanlış anlarlar, sabırlı olun ve sakin bir halinde doğru anlamasını sağlayın. Öfkelendiğinde susun, sustuğunda konuşun! Bütün bunları ancak onu severek yapabilirsiniz, o da sevildiğini anladığında düzelmeye başlar! Allah yardımcınız olsun…

  17. alo… hem hasta hastalığını bilecek .hemde yanındakiler arkadaşları çevresi bilecek ona göre hareket edecek .tedavi şart hem maddi hem manevi tedavi şart.

  18. psıkıyatrı f32.1 orta depresıf nöbet tanısı koymus bana hapların gramajınıda attırdı bu durumda calısamaıyorum kullandıgım zaman ılacları bu durumda rapor ala bılıröıyım yuzde kac oranında alırım

    1. Çalışan bipolarlara sakatlık raporu verilmez, ancak tedavi edilir ve gerektiğinde istirahat raporu verilir. İlaçlar başlangıçta bir iki hafta çalışmaya mani olabilir ama daha sonra vücut buna alışır ve çalışmanızda bir sorun olmaz. Bu süre içinde rapor alıp evde istirahat edilmelidir. Devlet memuru iseniz sorun olmaz. Ancak maluliyet için soruyorsanız bunu bir psikiyatri doktoru ile görüşmeniz gerekir. Heyet raporu ile olur.

  19. Bana iki sene önce teşhis konuldu ama 3 sene öncesinden de varmış ataklarım bi türlü geçmiyor maniden şikayetçi değilim ama depresyon beni mahvediyor keşke hep manide kalsam onun kafası bi başka ağa

    1. Mani de, depresyon da zordur. Mutlaka psikiyatri doktorunuz ile görüşün. Depresyonun kesin olarak tedavisi vardır. Geçmiş olsun.

  20. bipolar hastaları hiçbir şekilde kamuda mühendis veya araştırma görevlisi olamaz mı 657 sayılı kanunun 48. maddesi A bendinin 7. alt bendine göre?

    1. Sözünü ettiğiniz maddeyi bilmiyorum ama bu ülkede bir ara bipolar Cumhurbaşkanı vardı ve Türkiye’yi 7 yıl herkesten çok iyi yönetti. Başarılı profesörler, doktorlar ve sanatçılar vardır. Yurt dışından; Van Goh iyi bir ressamdı, Marilin Monro iyi bir sanatçı idi. Daha sayısız örnekleri vardır. Aslında bipolar bozukluk entelektüel hastalığıdır ve sık görülür. Toplumun yüzde 5’i bipolardır. Bipolar her şey olabilir ama bir şartla, hep derim ya ömür boyu tedavi ve kontroller şart.

    2. Tarık Bey, merhaba. İlgili madde, “Devlet memuru olarak alınacak kişinin akıl hastalığının bulunmaması gerekiyor.” diyor. Bipolar hastalık tedavi edilebilir ve salah hali sürdürülebilir
      bir hastalıktır. Bu haliyle devlet memuru olmaya veya başka bir işte çalışmaya engel değildir; ama tekrar belirtelim ki tedavi olmak ve tedaviyi bir ömür boyu sürdürmek kaydıyla… Geçmiş olsun.

  21. Ben 3.yıldır bipolar hastasıyım bazen mutlu bazen Üzgün yani tam olarak ileşecegim diyorum ki yine başlıyor bu okadar kolay bir şey değil ama bu nun la yaşamaya devam ediyorum ve biraz zor ama sadece bizler kabullenmekten kaçıyoruz aslında kabullenmek daha iyi olur

  22. merhabalar bende bu hastalıktan mustaribim 3 senedir var napacağımı bilmiyorum doktora gittim ilaç kullanıyorum fakat yine de bir iyi bir kötü devam ediyorum çok para harcıyorum ilaçlar yan etki yaptı titreme ve kilo artışı oldu üstelik eklem romatizması da var bende o kadar fazla ilaç kullanıyorumki odamı görseniz dünyalar kadar fazla ilaç var merak ettiğim şey şu ben ömür boyu bu ilaçları kullanıcak mıyım hiç mi düzelme olmayacak hep ataklar mı gecireceğim cevap verirseniz sevinirim……

    1. BENİM EŞİM HASTA YAKLAŞİK 3 SENEDİR BİPOLAR MANİC BİR COCUGUMUZ VAR 6 AYLIK EŞİM BİR KERE HASTENEYE YATTI HASTALIGINI KABULLENMEDİ COK MUCADALE VERDİM HASTALIGINI HİÇ ARAŞTIRMADI İLAÇLARI DÜZENLİ ALMADI BANA BOŞANMA DAVASI AÇTI SALI GÜNÜ BOŞANIYORUZ BU HASTALIK 8 SENELİK EVLİLİGİMİ BİTİRDİ BEN BAŞKA NE YAPABİLİRİM COCUGUMA COK ÜZÜLÜYORUM ALLAH BUTUN HASTALARA ACİL ŞİFA VERSİN

      1. Ahmet bey, sorunuzu yeni gördüm, inşallah bu arada her şey yolundadır. Benim bildiğim bipolar hastanın eşi boşanmayı istemiyorsa hakimler boşanma kararı vermiyorlar. Eğer hala beraberseniz hastalıkla mücadeleye devam edin. Sonunda mutlaka sonuç alırsınız. Bir psikiyatri doktorunuz olsun ve sürekli onunla temasta olun. Eşiniz gelmese bile siz gidin, o sizi yönlendirir. Gerekirse tekrar kliniğe yatırılır. Düzelince de ilaçlarını düzenli kullanmasını sağlayın. Geçmiş olsun.

    2. Sorularınıza sırasıyla cevap vereyim. Üzerinizde fazla para bulundurmayın, para konularını size çok yakın ve güvendiğiniz biri ile ( eş, anne, baba vb. ) halledin, yani o ilgilensin. Kasanız o olsun ve size fazla para vermesin! İlaçların yan etkisi için doktorunuzla görüşün, titreme ve kilo artışı için ilaçlar mevcut olduğu gibi titreme yapmayan ve kilo aldırmayan ilaçlar da vardır. Kullandığınız ilaçların sayısı değil, gerekli olup olmadığıdır. Sizinle gereği gibi ilgilenen doktorlar verdiyse sorun yok. Kendi kafanıza göre ilaç almayın! Doktorunuz ilaçlarınızı azaltabilir, çoğaltabilir gerekirse kesebilir ama genelde bipolar hastalık için ömür boyu ilaç kullanmak gerekir. İlaçlar atakları önlemek içindir. Yüzde 100 önlemese bile büyük oranda önler. Bunun için doktor kontrolleri şart diyoruz. Geçmiş olsun.

    3. Sorularınıza sırasıyla cevap vereyim. Üzerinizde fazla para bulundurmayın, para konularını size çok yakın ve güvendiğiniz biri ile ( eş, anne, baba vb. ) halledin, yani o ilgilensin. Kasanız o olsun ve size fazla para vermesin! İlaçların yan etkisi için doktorunuzla görüşün, titreme ve kilo artışı için ilaçlar mevcut olduğu gibi titreme yapmayan ve kilo aldırmayan ilaçlar da vardır. Kullandığınız ilaçların sayısı değil, gerekli olup olmadığıdır. Sizinle gereği gibi ilgilenen doktorlar verdiyse sorun yok. Kendi kafanıza göre ilaç almayın! Doktorunuz ilaçlarınızı azaltabilir, çoğaltabilir gerekirse kesebilir ama genelde bipolar hastalık için ömür boyu ilaç kullanmak gerekir. İlaçlar atakları önlemek içindir. Yüzde 100 önlemese bile büyük oranda önler. Bunun için doktor kontrolleri şart diyoruz. Geçmiş olsun.

      Reply↓

    4. Şeyma Hanım, size cevabım bir aşağıdadır. Yanlışlıkla oraya yazdım. Geçmiş olsun.

  23. Merhabalar benim dayım bipolar ama genetik olarak dayımın dayıları anneannesi vs hepsi bipolardı, bizi çok uğraştırdı halada uğraştırıyor, ama 20 sene oldu hala kabullenemedi rahatsızlığını. ve kaçma huyuda var mesela şuan valizini topluyor gidince kendini kaybediyor biz bulup getirip hastaneye yatırıyoruz sonra tekrar aynı Şeyler. artık uzmanlaştık bu konuda hepimiz napıcağımız gerektiğini biliyoruz. Diyeceğim şu ki bu hastalığı yenmenin birinci ve en önemli adımı kabullenmektir. Çünkü o zaman farkındalık Başlıyor ve aile ile birlikte kişide çözüm arayışına giriyor. Tabii bu konuda ailenin hasta kişiden önce çok araştırma yapıp nasıl davranması gerektiğini hastalıkla ilgili bilgi sahibi Olmayı öğrenmesi gerekiyor. Böylece kişide daha rahat oluyor ailesinin yanında. Unutmayın farkındalık hem ailede hem bipoları olan kişide başlarsa çok badire atlatmadan kontrol altına alınabilir. Bizde dayım istemedi açıkçası bu biraz eğitimede bakıyor hasta hem inatçı hem cahil olunca içinden çıkılmaz bir durum ortaya çıkıyor bu Yüzden bol bol kitap gazete dergi yani insan ne bulursa okumalı farkındalık Dediğimiz şey ancak öyle edinilir. Ve lütfen bipolarınız varsa umutsuzluğa düşmeyin en önemli şey insanın iyileşmeyi istemesi ve çabası bunlar olursa bipolar sizi yenemez. Her şeye bütün umutsuzluğunuzda rağmen ben iyileşeceğim yenilmeyeceğim derseniz daha kaliteli bir yaşamınız olur. Umarım bu yazdıklarım azda olsa bir umut olmuştur. Bipolar olup çok başarılı olan insanlar her geçen gün artıyor. Bu bir eksiklik değildir aksine bipolar hastalarda müthiş bir zeka ve yaratıcılık vardır kendinizin farkına varın. Yarına farkındalık ve umutla başlayın ve çabayıda unutmayın. Her şey gönlünüzce olsun ve Allah şifa versin. Yazımı okuduğunuz için teşekkürler

    1. Yağmur Hanım, bir bipolar yakını olarak konuyu çok güzel anlatmışsınız ve hatta özetlemişsiniz. Sizi tebrik ederim. Ayrıca bipolar hasta ve yakınları adına çok teşekkür ederim. Dayınız çok şanslı biri, çünkü sizin gibi bilgili ve kültürlü bir yakını var. Mesajınızı okuyunca bir şey aklıma geldi, depo etkili ilaçlar dayınıza çok fayda eder diye düşünüyorum. Şimdi belki kullanıyorsunuzdur. 15-20 günlük etkileri var bu ilaçların. Kas içine yapılıyor. Uyum güçlüğü olan hastalarda çok faydalı oluyor. Geçmiş olsun.

  24. bipolar bozukluk tanısı sadece doktor tarafından konulur, ve ilaçlar da sadece doktor tarafından verilir. doz artış ve azalışı da doktor kontrolunde yapılır. hasta kesinlikle ilaçlarını zamanında almalıdır
    .
    bipolar hastalar ın en büyük yardımcısı aileleri ve arkadaşları olmalıdır. evet bir bipolar yakınlarına hayatı cehennem edebilir. ancak bipoların yakınları hastalık hakkında yeterli bilince sahip olurlarsa hayat bipolar için daha katlanılabilir olur. onları anlamaya çalışın, sabırlı olun, sizden başka kimseleri yok, kimseyle görüşmek istemedikleri zamanlar olur bu sizi sevmedikleri anlamına gelmez, onlarla konuşurken mutlaka iyi dinleyin dinlemediğinizi hemen anlarlar. aptal değillerdir, hatta çoğunuzdan daha zekidirler.aşırı hallerine yüksek tepki vermeyin hele hele sakın şiddete başvurmayın. sevgi her şeyi daha katlanılabilir hale getirir. evet bazen sizin sevginizden de yararlanmak için kapris yapacaklar sizi zor durumda bırakacaklardır, ama hangimiz sevdiklerimize bazen şımarıklık yapmıyoruz ki. sadece anlayış, ve empati yeter.

    bipolar bozukluk delilik değil duygu durum bozukluğudur, yani bizim üzüldüğümüz ya da sevindiğimiz bir olaya onlar da tepki verir ama bu tepki biraz daha aşırı olur.
    hastalıkla yaşayan kişiler ömür boyu tedavi olmak zorundadırlar. ve kurallara uyan hastalar normal yaşamlarını sürdürebilirler.

    batı da konvansiyonel tedavi yöntemi dışında yani ilaçsız tedavi çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürülüyor.

    tüm bipolarların iyileşmesi dileğiyle..

  25. sanırım ben hezeyanlı bozukluk hastasıyım. yıllardır eşimi kıskançlıkla bunalttım. fakat antidepresanlar yeterli gelmediğinden sanırım antipsikotik kullnmam gerekecek.hem sosyal hayatımada faydası olur inşallah.ALLAH TÜM HASTALARA ŞİFA KAPISINI GÖSTERSİN.KİMSE KİMSEYİ ÜZEREK HAYATLARINI ÇEKİLMEZ YAPMAMALI TEDAVİSİNİ ARAMALIDIR.

  26. benim 17 yaşında bir oğlum var senelerce dikkak eksikliği tedavısi gördü.acak bipolar ile karıştırılabilyormuş. şu an oğlum berbat bir durumda hiçbir şekilde tedavi görmek istemiyor .burdan hekimlerimize bir anne olarak sesleniyorum lütfen bize yardımcı olun…….

    1. Tercihen çocuk ve ergen psikiyatristine siz kendiniz gidin, o sizi yönlendirecektir. Geçmiş olsun.

  27. Merhaba benimde annem bipolar hastası ve yaklaşik 10 yıldır çekiyoruz. Ve ben annemin iyileşmesini istiyorum ama ilaçlar tedeviye bir türlü yanıt vermiyor ne yapmamiz gerektiğini bilmiyoruz. Annem artık ilaçlarını içmiyir ve ben hasta degilim ilaç içmediğimde kendimi daha iyi hissediyorum diyor ancak sinirlerini kontrol edemiyor ne yapmamiz gerek neolur yardımcı olun. Bide hastalik sonunda tamamen gidiyormu cevaplarınızı bekliyorum

    1. Hastalığın sonunda gitme ihtimali yok denecek kadar azdır, yoktur desek daha doğru olur. Diyabet hastası gibi ömür boyu ilaç kullanması gerekir. Eğer uygun ilaçlar başlanırsa etki etmemesi çok nadirdir ve bu durumda elektroşok yapılır. İlaçları içmediğinde başlangıçta kendini iyi hisseder ama daha sonra hastalık nükseder. Hiçbir şekilde ilaç içiremiyorsanız ve durumu kötü ise bir kliniğe yatırmayı düşünebilirsiniz. Geçmiş olsun.

  28. Merhabalar, doktorlarin çeşitli yanlış tesislerinden sonra bipolar bozukluk teşhisi konuldu, çok farklı bir hastalık tedaviye devam ediyorum kendimi ve hastalığını tanımaya daha yeni yeni başlıyorum, burdan mail adresimi paylaşacağım isteyen olursa ceptel facebook dan da gorusebilirim uguratila25@hotmail.com

    1. İnternette mail adresinizi paylaşmanız, tanımadığınız, bilmediğiniz insanlarla görüşmeniz sakıncalı olabilir. Kötü niyetli ya da bilgisiz insanların zararı dokunabilir. En güvenli yol psikiyatri doktorlarına gitmektir. Bir de sizi dinleyebilecek, sizi anlayan güvendiğiniz bir dostunuzla sohbet edin, ona açılın. Ayrıca internetten kolayca bulabileceğiniz güvenilir bipolar gruplarla iletişime geçin. Geçmiş olsun.

  29. Ben bu zamana kadar okudugum tum psikolojik rahatsizliklardan kendimde biseyler buldum ama en belirgin obsesif kisilik bozuklugu ve takinti hastaliklari sanirim biraz karma benim ki ama hic doktora gitmedim zaman zaman kendimden nefret ediyor oyle zaman geliyorki üzdugum icin öpuyorum sen bunu haketmiyorsun diyorum neyse sizlerle paylasmak istedimH2O senide anliyorum :))

    1. Obsesif kompulsif bozuklukla “takıntı hastalığı” aynı şeylerdir. Okuduğunuz kitaplarda kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz ama profesyonel birine danışmadan teşhis koymak sizi yanıltabilir. Geçmiş olsun.

  30. Nipolar bozukluk ilaçlarını atmadığın sürece kabusa döner siz siz olun ilaçalrınızı düzenli şekilde alın ben doğuştan bipo insanım lakabım bile bipodur

  31. Bende bu belirtilerin yarısı var, yani intihar düşüncesi yok bir de halüsinasyon ama diğerleri var. Ama genelde hep halsiz ve karamsarlık içindeyim. Zaten iki yıldır depresyon görüyorum o ayrı, ancak kendimi değersiz, geleceği olmayan, başarısız biri gibi hissediyorum. Şükredecek onca şey varken neden hala mutsuzum diye düşünüyorum ama yinede mutsuzum işte.

    Saldırganlaşma konusunda fazla bir tepki göstermiyorum. Sadece bir anda sinirlenip bağırıyorum küfrediyorum. Herşeyle inatlaşabiliyorum, ama Herşeyle.

  32. Merhaba bende de bazen çok mutlu ıkduğum anlar oluyor ve tam tersi mutsuz olduğum zamanlar oluyo bu mutsuz zamanlar benim kararlarımı etkiliyor ve şunuda söyleyeyim yakın çevremdeki insanlar en ufak şakayla bile olsa kötü bir şey söylwdiklerinde morelim bozuluyor mesela dün çok mutluydum zihnim çok açıktı ben bipolarmıyım

    1. Bu anlattıklarınıza göre bipolar olmanız ihtimali var. Ama bir psikiyatri doktoruna muayene olmadan kesin bir şey söylenemez. Geçmiş olsun.

  33. Merhabalar,bir buçuk yıl önce çok ağır bir manik atak yaşadım ve işimi kaybettim,ailemin desteği olmasaydı kesin hastanedeydim,manikden kaynaklanan yanlış düşüncelerimi temizlemek 8 ayımı aldı.Daha önce kullandığım olanzapine yeniden başlamamsa 15 ayımı aldı.Ayrıca balık yağı da kullanıyorum bu da aklımı daha fazla kullanabilmemi sağladı.Sormak istediğim duygu durumda düzenleyici olarak ne tavsiye edersiniz.Saygılarımla.

    1. Kemal Bey, doktor muayenesi olmadan ilaç tavsiye etmek uygun olmaz. Mutlaka düzenli aralıklarla muayene ve kontrol olmanız gereken bir psikiyatri doktorunuz olmalı. Geçmiş olsun.

  34. Anladığıma göre bazen öfke patlamalarınız oluyor, bunu doktorunuzla paylaşırsanız buna yönelik ilaç verebilir, terapi yapar veya önerir. Geçmiş olsun.

  35. Bu yaziyi okudugumda bi cok belirtiyi kendimde gördüm ve ciddi anlamda tedaviye ihtiyacim oldugunu kabullendim ne yapmaliyim son 5 ayda 4 kere intihar etmeye calistim bi anda sinir krizi gecirirken 3 saat sonra hic bir sey olmamis gibi davraniyorum ve cevremde iş yerimde kimse kalmadı ve son olarak eşimlede aram açıldı ben ne yapmalıyım ben iğleşmek istiyorum lütfen bi öneride bulunum

    1. Yapmanız gereken bir psikiyatri doktoruna gitmek. Devlet Hastanesi psikiyatri polikliniğine gidin. Muayene olun. Önce bir teşhis konsun. Teşhis konursa, siz zaten tedaviye hazırsınız, gerisi gelir. Tedavisi olan bir hastalıktır ama tedavi bir ömür boyu sürer. Belli aralıklarla kontroller ve doktor önerisine göre kan tahlilleri yapılır. Tedavisiz kalmak veya başlanan tedaviyi kesmek büyük bir risktir. Geçmiş olsun.

  36. Öncelikle hastalığınızı en yakınlarınız ve akrabalarınızla paylaşmayın fikrine karşı olduğumu belirtmek isterim. Önünüze gelen anlatmayın ama neticede bu bir hastalık gerektiğinde anlatmaktan da çekinmeyin. Yalnızca psikiyatr değil psikoloğa da başvurun o da size bunları söylecektir. Ben yaklaşık 11 yıldır bu teşhisle yaşıyorum. Üstelik amcam şizofreni babamın ağır sinirsel sorunları var. 2 yılda bir bazen 3 yılda bir tekrarlıyor.Dahası okb ile birlikte bu hastalıkla savaşıyorum. Genelde ikisi birbirini tetikleyerek ortaya ağır depresyonlar çıkabiliyor 2-3 yılda bir. Sadece o ağır ataklarda doktora başvuruyorum ve ilaç kullanıyorum genellikle de 5 6 ay sonra bırakıyorum. Ama siz bunu yapmayın sürekli doktorunuzla irtibatta olun. Benim için bu şekilde devam etmek sorun olmuyor. Öyle aman ben ne yaparım aman ben ne ederim diye de düşünmeyin Amerika’da ya da birçok Avrupa ülkesinde şizofreni tedavisi görenler hastalar bile normal hayatlarına devam etmelerinin yanında işlerine gidiyorlar, kariyer basamaklarını tırmanıyorlar. Ama ülkemizde en ufak bir psikolojik rahatsızlıkta toplumdan dışlanıyoruz. O yüzden hastalığınız hakkında konuşun ve konuşturun. Ben öyle yapıyorum hiç de pişman değilim. Şu anda çok önemli bir kurumda yurt dışı temsilcisi olarak çalışıyorum, son 3 yılda kendi adıma çok iyi mesafeler kat ettim. Yaklaşık bir yıldır yurt dışında tek başıma yaşıyorum, başlarda korktum yanıma ilaç alsaydım dedim, bir ay sonra küçük ataklar geçirdim ama alıştım. Yarın ne olur bilinmez ama en fazla giderim bir doktora deridimi anlatırım, hayatıma devam ederim. Çok uzattım kusura bakmayın.

    1. Portrait of mother and daughter on beach

      Let People In

      If you have bipolar disorder, you may want to consider telling the people you are closest to, like your partner or your immediate family, so they can help you manage the condition. Try to explain how it affects you and what you need. With their support, you may feel more connected and motivated to stick with your treatment plan.

      1. Açıklama: “Portrait of the mother and daughter on beach” cümlesinin konuyla ilgisi yoktur. Yanlışlıkla buraya girmiştir.
        Sonraki paragrafta ise hastalığınzı, size yardımcı olmaları için “en yakınlarınızla” paylaşın denmektedir. Eş, evlat ve anne baba gibi…
        ( dış kaynaklı alıntıdır )

  37. bipolarım ve tedavi görüyorum . ilaçlar kullanıyorum ama ilaç kullanmaktan nefret ediyorum. berbat bi haldeyim ve hiçbir şey çözüm olmuyor . ölmek istiyorum . bana yardım edin.

    1. Öncelikle bu düşüncelerinizi, burada yazdıklarınızı doktorunuzla ( psikiyatri doktoru ile ) paylaşın. Sonra güvendiğiniz biri ile konuşun. Herkese açılmayın. Yani hastalığınızı yakınlarınızın ve güvendiğiniz bir iki dostunuzun dışında kimseyle paylaşmayın. Toplum henüz bu olgunluğa gelmiş değildir. Hiçbir şey çözüm olmuyorsa belki hastaneye yatıp kısa bir süre tedavi görmeniz gerekebilir. Buna doktorunuz karar verecektir. İlaçların yanı sıra aile ve yakın arkadaş desteği, olumlu sosyoekonomik durum da iyileşmede etkendir. Ama ilaçsız olmaz. İlaçlarınızın da gözden geçirilmesi gerekebilir. Geçmiş olsun.

  38. Benim nişanlıma hipomani teşhisi konuldu. Ama ilaçlarını almayı kesinlikle kabul etmiyor. Beni başka bir insan yapıyor o ilaçlar diyor. Ben kendimi biliyorum bana sadece birinin değerli hissettirmesi yanımda olması gerekiyor diyor. Ne yapıcam bilmiyorum onu zorlayamam. Çünkü haklı ilaç alınca çok farklı oluyor.

  39. bipolarım ve tedawi görüyorum İlaçLar Kullanıyorum ama ilaç kulanmaktan nefret ediyoyorum berbat bi haldeyim ve hiçbirşey çözüm olmuyor yaşamak istiyorum bana yardım edinn

  40. 1.Şu ilaçları kulanıyorum Aşırı kilo aldım ancak kendimi değersiz, geleceği olmayan, başarısız biri gibi hissediyorum .. 2 çocugum var eşim benimle çok ilgileniyor .saqolsun ama bazen onu delii ediyorum çok üzdügüm zamanlar oluyor .ailem ilaç kulanmamamı istiyor ne yapmaLıyım.

    astrazeneca seroguel 30mg tablet.

    largactil100 klorpromazin 100
    rexapin 10 mg olanzapin

  41. Herşey güzelken birden agresif oldum,Okulum biterken yıl sonuna doğru sınavlar bitince yatışa yattım zor ve ilaç tedavisi oldum ve yapıyoruz doktarlarla yatışta yapmak çok zor hapis gibi kurallar kısıtlı ve onlar ne diyorsa onlar.İlaç tedavisi görüyorum.Dün doktara gittik annemle.Aile sorunları,arkadaş ve çevre sorunları,okul,ergnlik,çocukluk,erişkin,bebek,yetişkin,regl dönemleri herşey oldu.Epilss ve sara,ruhsal çöküntü veya duygusal çöküntü oldu tabi çevre ve iş heryerden takıntı utangaçlık herşey vardı ve var olucak.Kendime psikoloji ve psikolga gidiyorum.Kitaplar,müzikler,hiç roman okumuyorum ve okusam sıkılıyorum kısa olsun diye bakıyorum herşeye çok çabuk üzülüyorum,ağlıyorum.Zaten sosyal ağ ve googleden birşeyler bakıyorum.Kendi sayfalarım ve gruplarım var.Heryerden kaynak ve sosyal ağlardan bakıyorum.Cinsellik bile yapıyorum korkuyorum utanıyorum başkaları gülücek ve dalga geçecek dışlayacaklar diye işte.Yaşım:19 doğum günüm 10 Temmuz 1996 gününde 20 yaşana gircem basıcam.

  42. aslinda daha hastaligimin tam olarak ne oldugunu bilmiyorym ama surekli agliyorym her zaman oldugumdan farkli davranmata basladim ve surekli kotu seyler dusunuyorum lise son sinif ogrencisiyim eger tadavi olmak icin doktora gidersem bu benim yasamimda meslek secimimi etliler mi merak ediyorum yani rahatsizligim is bulmamda engel cikartir mi

  43. hocam bende bipolar bozukluk var mani döneminide depresyonuda agır geçirdim ayaklarım şişiyordu yurumekten ve o zmnlar çalışıyordum yerımde duramıyordum sımdı hıc bır yerde çalısamıyorum duramıyorum depresyon donemınde 1 ay evden cıkamadım devamlı evdeydım 4 duvar arasında ve eve gelenlere sarıyordum televızyon ızlıyemıyorum beşiktaş maçları hariç dısarı çıkıp kımseyle bır sosyal bı cevrem olamadı 27 yasındayım bı kere dısarda bırıyle yemek cay ıcmıslıgım yok kullandıgım ılaçlarda agırdı sımdı ise devam ediyor hala panik atakta var yani ne ararsanız mevcut bnde ama sorum su bu hastalık hıc geçmıycekmı ben kendımı bıldım bılelı ılaç yutuyorum evlenmek istemıyorum çocugumda boyle olur dıye iş yok guç yok hıc bır sey yok evdekılerde ne yapcagını bana nasıl davrancaklarını sasırıyorlar bazen okbyle baslıyan rahatszlık bipolar tanısıyla devam etti bu rahatsızlıgı omur boyu cekıcekmıyım 15 sene oldu ben nıye gençler gıbı davranamadım bu içimde çok kaldı teşekkur ederım saygılar…

  44. Yukarıda yazan bütün belirtiler ben de var hem de fazlasıyla ve bu durumdan kurtulmak tedavi olmak istiyorum😔

  45. İnsanların benim düşüncelerimi okuduğunu düşünüyorum . Bu yüzden kimsenn yanında ger hangi bir şey düşünemiyorum,lakin kendimi zorluyorum. Bu durum derslerimi etkiledi . Lütfen yardımcı olun…

  46. Bn bu bipolar hastalığını yıllarca çıkıyorum ve gün içinde hp kararların duygularım davranışların değişiyor gulerken bi anda hickirarak agliya biliyorum ve artık öyle bi duruma geldim ki kendime zarar vermeyi bırakın yapmiycagim şeyler yapmaya başladım bir yandan aşırı güvenle karşıma kim çıkarsa çıksın savcı polis kişiler erkekler kim olursa olsun aşırı saldırgan olabiliyorum ve gün içinde bazen aşırı susmadan hızlı bir şekilde konuşurken bir anda tam tersi oluyor normalde hiç yapmadığım davranışlarda bulunuyorum asabi sınırlı saldırgan sokakta yürürken farketmeden sesli konuşuyorum gidip metro raylarında kimsenin olmadığı yasak olan yerlerde oturuyorum ve uyuşturucu arıyorum artık sakinleşmek için sokakta kimseyi takmadan hickirarak ağlıyorum kimseyle gorusemiyoruz konuşmuyor kendimden nefret ediyorum hm kimseye güvenmiyorum hmde karşıma çıkan yeni tanıdığım insanla ilişkiye giriyorum rüyalar çok karışık girdap gibi rüyanın içindeyken bile yalvarıyorum ruya bitsin diye defalarca hastaneye yattım acillere binlerce defa gittim intihar yüzünden en son hastaneye yattığımda sırf yatarken orda kendime zarar verdiğim için hastaneden cikisim yapıldı ve bn artık kendimden çok etrafa yoldan geçene herkese satasip saldiriyorum bıçak taşımaya başladım olmuycak sakıncalı yollardan yürüyorum bn dayanamıyorum bnm için tek kurtuluş olumher anında Allah tan ölümü diliyorum mutluykende mutsuzkende yoruldum gerçi herkes mutlu olduğumu sanıyordum ama bu ateş bni oldurmuyor daha tehlikeli davranışlara sürüklüyor akıl verin bana

  47. Doktor hanım kızkardeşim lise son sınıfa geçti 3 yıldır tedavi görüyor yukarda bahsedilen birçok şeyi yaşadık ve çok yol katettik. Buna rağmen bazen çok iyi bazense öfke nöbetleri oluyor ve öfkesini annemden çıkartıyor genellikle. Aslında bunların dışında en büyük problemimiz arkadaş edinememe bununla ilgili ne tavsiye edersiniz, bir de bu nöbetler normal mi yoksa yanlış tedavi mi uygulanıyor?? Hayatının ilerleyen dönemlerinde de nöbetler bu sıklıkta olur mu acaba bunları yazarken kalbim acıyor onun için endişeleniyorum uzun yazdım kusura bakmayın teşekkür ederim şimdiden..

  48. Merhaba ben 17 yaşındayım ve yaklaşık 2 yıldır psikiyatri gözleminde iğne ilaç kullanıyorum. Bu hastalığın bana tek zararı ani çıkışlarım yüzünden çevremdeki insanların kalbini kırmam onlara kimi Zaman sözlerimle kimi Zaman fiziki zarar veriyorum. Sakinleştiğimde oturup saatlerce ağlıyorum pişman olduğum için. Tabi yaptıktan sonra pişman olmak pek bir işe yaramıyor. Karşımdaki insanlar beni anlayamadığı için genelde sırt çeviriyor. Çok fazla arkadaşımı kaybettim. Gelecekten çok korkuyorum. İleride ailem olmadığında benim yanımda olabilecek kimsenin olmamasından çok korkuyorum. Hayal kurmaktan bile korkuyorum. Biorezonans diye bir tedavi varmış. Acaba ne kadar etkili? Ben artık normal olmak istiyorum. Nasıl bir tedavi uyguluyorlar biliyor musunuz acaba. 1-2 seansta tedavinin kesin sonuç verdiğini söylediler. Kimisi de böyle bir şeyin yalan olduğunu söylüyor. Bilen, olan veya çevresinde olan var mı bu tedaviyi?

  49. Selam arkadaslar bipolar bozukluk olan bir kiz arkadasim vardi sonunda basardi ve iglesti 2 yildir cok iyi kendisi.. her insanin bir kahramani vardir bu doktorunuz olabilir aileniz esiniz dostunuz en onemlisi allahinizdir .. inaclarinizla tum kalbinizle inanin bu hastaligin tedavisi vardir yeterki tedaviye cevap verin .. kesinlikle korkmayin elbet birgun iyi olacaksiniz .. simdi baska bir kiz arkadasim oldu oda bipolar bozukluk cikti .. napalim kaderimde varmis rabbim cikardi karsima ve daima yaninda olurum birlik beraberlikle kazanirsiniz asla vaz gecmeyin birgun iyi olacaginiza inanin ben bizzat gordum istanbuldan sevgiler

  50. WHATSAPP BİPOLAR GRUBUMUZ VAR. VE BU GRUPTA TÜM BİPOLARLAR İRTİBATTAYIZ. SİZLERDE DAVETLİSİNİZ. TECRÜBELERİMİZİ PAYLAŞIP, BİZİ ANLAYAN İNSANLARLA BİRLİKTE OLMAK BİZLERE İYİ GELİYOR. SİZLERİDE BEKLERİZ .. 05370410006

  51. Selamlar
    Eşimin annesi ve anneannesi bipolar. Şu an ilaç tedavisi
    altındalar. Anneannesi 90 li yıllarda elektrikonvulzif tedavi
    görmüş. Çocuk sahibi olmak istiyorum ancak bu durumun
    genetik geçişi beni korkutuyor.Risk nedir

  52. Merhabalar kısa süre önce nedensiz bir şekilde sevgilim nedensiz bir şekilde benden ayrıldı. İşini arkadaşlarını herşeyi bırakıp kendini eve kapadı nedenini bilmiyordum ve dün öğrendim ki bipolar hastası imiş. Sanırım 2 3 yıldır bu hastalık ile yaşıyormuş.o tedavi olmayı ve ilaç kullanmayı reddetmiş. Bunun nedeni geçmişinde antideprasan ilaçlarla intihara teşebbüs etmesi olduğunu söyledi. aileside onu bu konuda desteklemiş ilaç kullanmıyor bunun yerine hocalar ve muskalardan medet umuyor. Yani ona musallat olan bir şeyler olduğuna inanıyor. Ben ona yardımcı olmak istiyorum ve nereden nasıl başlayacağımı bilmiyorum bu durumu ailesi dışında sadece bana açtı. Bir çok bilgi edindim hafta başı bir psikiyatristten randevu aldım sizinde yorumlarınızı alabilirmiyim mümkünse…

  53. öncelikle merhaba.bipolar hastalık belırtılerının bı cogunu tasıyorum.bunu fark etmem bır fılm sayesınde oldu.ılk basta psıkolojık olarak knedımı hasta hıssedıyorum sanmıstım ama yanılmısım.gercekten cok garıp bı kısılıge sahıbım.bır anım dıgerıne uymuyor.bazen kendıme anlam aramıyor degılım ama bende olumsuz cevap aldgım ıcın artık sorgulamıyorum kendımı.hayatımdan bı kac ornek vererek acıklama ısterım.
    8.sınıfa gıdıyordum dedemi bır trfaık kazası sonucu kaybettım.onun huznunu anlatamam.cenaze evınde herkes aglıyor bnde onların yanındayım ıkı dakıka sonra bakıyorum sen sakrak guluyorum.tabı o zaman yaptıklarım ne bana ne de aıleme sacma gelmıyor olabılır ama su an her seyın farkındayım.uasım kucumsenecek kadar kucuk bır yas degıl kı onları yapayım..
    Lise donemınde de aynı sekıl tabı.hıc bır tane dogru drust arkadasım oldgunu hatrlamıyorum.derslerımı takmayan sorumsuz bır ogrencının tekıydım.her zaman aılemle kavga eder sureklı tartsma cıkarırdım..
    ve sımdı.20 yasında unıversıte ogrencısıyım.eskı g…. hıc bı sey degısmedı.aynı..malesef kı aynı 🙁 yaptıklarım bırbırlerıyle uyusmuyor.erkek arkadasım vardı bır aralar.ılıskımız ılk baslarda cok guzl gdıyordu.sonralarında artık ben sureklı tartsma cıkarıyordum.en mutlu oldgumuz zamnda bı bakmıssınız kavga edıyoruz.sureklı bır mutsuz olma kendımı huzursuz etme ıstegım var.psikolog a gıttık ılac verdı lustral once 50 sonra 100 e cıktı ama onunda bır etkısı olmadı.ve sonunda ayrıldık..ki bana fazla bıle tahammul etmıstı bıle..
    ailem..baslı basına sorun yasadıgım yer.babamla sureklı kavga edıyoruz ve su an konusmuyoruz bıle.cok uzuluyorum bu halımıze ama olmuyor.sadece onunla degıl evdekı herkesle tartısıyorum.kardeslerım bır esyamı kullansa sınırden oldurmek ıstıyorum.sonra yaptıklarıma cok pısman oluyorum ama iş işten geçmiş oluyor :(yemın ederım kı elımdekı bı sey degıl o anda agzımdan cıkan kelımeler yapılan hareketler ..hiç biri bana ait degil..
    cevreme ne arkadas alabılıyorum ne de bırılerıyle konusabılıyorum.kapalı kutu gbıyım.
    eskıden zar zor sınıfı gecerdım ama sımdı sureklı ders calısıyorum.vıze ve fınallere 1 saatlık uykuyla gıdıyorum.konuları son gune bırakmıyorum ama boyle oluyor.ev arkadaslarım normal olmadıgımı soyluyorlar ama bana anormal gelmıyor.bazen de oluyor kı saat 5 e 6 ya kadar uyudugumu hatırlıyorum.1 saatle yetınen ınsan a sımdı saatler yetmıyor…
    dengesızlıklerımden bır tanesı de olurya hal hatır sormak ıcın bırılerını arasınız ya da mesaj atarsınız.benımde oyle yaptgım oluyo.mesaj atıyorum o kıısye kı sevdgım bırılerı oluyor genelde sonra mesajlara cevap vermıyorum.arıyorlar telefonlara bakmıyorum..
    bu kadar dengesız bır ınsanım ıste.olmek ıstıyorum hayata karsı tek olumlu dusuncem dahı yok ne yazık kı..lutfen bana yardımcı olun lutfen….

  54. öncelikle merhaba.bipolar hastalık belırtılerının bı cogunu tasıyorum.bunu fark etmem bır fılm sayesınde oldu.ılk basta psıkolojık olarak knedımı hasta hıssedıyorum sanmıstım ama yanılmısım.gercekten cok garıp bı kısılıge sahıbım.bır anım dıgerıne uymuyor.bazen kendıme anlam aramıyor degılım ama bende olumsuz cevap aldgım ıcın artık sorgulamıyorum kendımı.hayatımdan bı kac ornek vererek acıklama ısterım.
    8.sınıfa gıdıyordum dedemi bır trfaık kazası sonucu kaybettım.onun huznunu anlatamam.cenaze evınde herkes aglıyor bnde onların yanındayım ıkı dakıka sonra bakıyorum sen sakrak guluyorum.tabı o zaman yaptıklarım ne bana ne de aıleme sacma gelmıyor olabılır ama su an her seyın farkındayım.uasım kucumsenecek kadar kucuk bır yas degıl kı onları yapayım..
    Lise donemınde de aynı sekıl tabı.hıc bır tane dogru drust arkadasım oldgunu hatrlamıyorum.derslerımı takmayan sorumsuz bır ogrencının tekıydım.her zaman aılemle kavga eder sureklı tartsma cıkarırdım..
    ve sımdı.20 yasında unıversıte ogrencısıyım.eskı g…. hıc bı sey degısmedı.aynı..malesef kı aynı 🙁 yaptıklarım bırbırlerıyle uyusmuyor.erkek arkadasım vardı bır aralar.ılıskımız ılk baslarda cok guzl gdıyordu.sonralarında artık ben sureklı tartsma cıkarıyordum.en mutlu oldgumuz zamnda bı bakmıssınız kavga edıyoruz.sureklı bır mutsuz olma kendımı huzursuz etme ıstegım var.psikolog a gıttık ılac verdı lustral once 50 sonra 100 e cıktı ama onunda bır etkısı olmadı.ve sonunda ayrıldık..ki bana fazla bıle tahammul etmıstı bıle..
    ailem..baslı basına sorun yasadıgım yer.babamla sureklı kavga edıyoruz ve su an konusmuyoruz bıle.cok uzuluyorum bu halımıze ama olmuyor.sadece onunla degıl evdekı herkesle tartısıyorum.kardeslerım bır esyamı kullansa sınırden oldurmek ıstıyorum.sonra yaptıklarıma cok pısman oluyorum ama iş işten geçmiş oluyor :(yemın ederım kı elımdekı bı sey degıl o anda agzımdan cıkan kelımeler yapılan hareketler ..hiç biri bana ait degil..
    cevreme ne arkadas alabılıyorum ne de bırılerıyle konusabılıyorum.kapalı kutu gbıyım.
    eskıden zar zor sınıfı gecerdım ama sımdı sureklı ders calısıyorum.vıze ve fınallere 1 saatlık uykuyla gıdıyorum.konuları son gune bırakmıyorum ama boyle oluyor.ev arkadaslarım normal olmadıgımı soyluyorlar ama bana anormal gelmıyor.bazen de oluyor kı saat 5 e 6 ya kadar uyudugumu hatırlıyorum.1 saatle yetınen ınsan a sımdı saatler yetmıyor…
    dengesızlıklerımden bır tanesı de olurya hal hatır sormak ıcın bırılerını arasınız ya da mesaj atarsınız.benımde oyle yaptgım oluyo.mesaj atıyorum o kıısye kı sevdgım bırılerı oluyor genelde sonra mesajlara cevap vermıyorum.arıyorlar telefonlara bakmıyorum..
    bu kadar dengesız bır ınsanım ıste.hayata karsı tek olumlu dusuncem dahı yok ne yazık kı..lutfen bana yardımcı olun lutfen….

  55. Merhabalar, teşhisi konmuş bipolar hastasıyım. Çok zor dönemlerden geçtim, 2 kez intihar girişimim oldu, kendimi bazen dibe vurmuş bazen de çok mutlu hissediyorum. Mühendis olmama rağmen hiçbir zaman düzenli bir iş hayatım olmadı. İlaç kullanıyorum düzenli, ben bu hastalığımı kabulleneli çok zaman oldu ve hiçbir zaman ilaçlarımı aksatmadım ama dibe vurdugum zamanlarda dünyadaki acı çeken insanları düşünüp, kendimi ekstra mutsuzluga atıyorum, hiçbirşeyden zevk almıyorum, ölüm düşüncesi belirginleşiyor, hatta çok kötü oldugum bir dönemde Amerika beni takip ediyor, televizyonlarda ben oynuyorum sanıyordum, bazen de dünyayı kurtaracak kadar kendimi güçlü ve enerjik hissediyorum. Şu an iyiyim, iyi hissediyorum ama çok zor bir hastalık, Allah herkesin yardımcısı olsun….

  56. Merhaba, bir iş adamı ya da bir kadın mısınız? Eğer herhangi vardır
    Ben finanse veya fon ihtiyaç stres kadar kendi başlatmak için
    iş? Eğer borç yerleşmek ya da ödeme kredi gerekiyor mu
    senin faturaları? Eğer düşük kredi puanı var ve var mı
    zorluk yerel bankalar ve diğer bir kredi almak
    finansal Kurumlar? Sana bu teklif kredileri bilgilendirmek istiyoruz
    Bir elde ilginizi çekiyorsa düşük faiz oranı% 2, en
    Bizden kredi, e-posta yoluyla bize ulaşın: (AUGUSTINEJUNIO@GMAIL.COM)

  57. Selamlar babam a tanı koyulali 2 yıl oldu( bilemedik hasta oldugunu hep mizacindan dedik cocuktuk ,bu arada şu an 68 yasinda) depresif dönemindeydi itirazsiz ilaclarini düzenli kullanmasını sağladık hastalığının 20 yıllık geçmişi var geçmişe bakınca mani depresif dalgalarla yaşamış iz maddi manevi onca kayıp 🙁 Farkedemedik 1 aydır icmiyormus sağdan soldan ilaçları cikti . Yine atak yaşıyor is kurmaya calistigini ogrenince oturdum konustum ,hasta oldugunu kabul etmiyor ertesi gun evi terketti bir haftadır eve gelmiyor telefonunu deistirmis yeni numarasini buldum açiyor konuşmuyo r başkasına veriyor teli yaşadığımız şehirde fakat bizden kaciyor sürekli !! Ne yapmamız gerekiyor inanin bilmiyorum sanırım hastaneye yatmali ama nasıl. ..

  58. 10 yıllık hastayım xanax bağımlısıyım çok ilaç değiştirdiler ankisiyeteydi bipolaradöndü diazem cipram remeron kullanıyorum piyasada ilaç kalmadı hepsini verdiler 3 gü n iyi 27 gün hastayım içim daralıyo hayattan zevk almıyorum intihar düşünüyor kendimi kesiyoru ilaçlar yan etki yapıyo hep böyle yaşama düşüncesi çıldırtıyo 4 yıldır eve kapandım usandım lityum ne faydası ne rixpert cedrina ozaprin tranco buskas faverin cipram rivotril lustral remeron diazem efeksör sereguel lippurin nevrıum atarax anafralin vs hepsi boş ne yapayım işeme şeker yükseltme organları bozma sinir yapmaktan başka faydaları yok bağımlı oldum sarı kantaron lavanta papatya çayı bile çok daha iyi delircem ne içeyim hayatım karardı dua başka çarem yok hayat bitti bana yeterrrrrr be doktor kobayı olduk hep aynı haplar yeter bende bunları yazar doktor olurum ekt istedim faydalıysa neden yapılmadı yaş 59

    1. Osman Bey, merhaba. Mesajınızı çok geç fark ettim, bunun için üzgünüm, inşallah bu arada daha olmuşsunuzdur. Merak etmeyin insan zamanla hastalığına alışıyor, onunla mücadele edebiliyor, dahası onun üstesinden gelebiliyor. Sizin ilk yapmanız gereken sürekli aynı doktora (psikiyatri doktoruna) gitmek, ilaçlarınızı düzgün kullanmak. Bir yan etki ile karşılaştığınızda bunu doktorunuzla paylaşın, ilacı kendi başınıza bırakmayın. Sizi anlayan yakınlarınızdan yardım alın, doktorunuzun ve yakınlarınızın tavsiyelerine uyun. İlaç bağımlılığı konusunda psikiyatri doktorunuz size yardımcı olacaktır. Ona güvenin. Bazı illerde “Toplum Ruh Sağlığı Merkezi” bulunmaktadır, buralar bipolar hastalar için daha uygundur ve faydalı olabilir. Buralar ücretsizdir. Lütfen iyi olacağınıza dair umudunuzu yitirmeyin. Geçmiş olsun.

    2. Osman Bey, ilk cevabımda “inşallah bu arada iyi olmuşsunuzdur” demek istemiştim. Selamlar.

  59. Merhaba bende yaklaşık üc senedir uyku problemi var geceleri çok fazla düşünmekten uyuyamıyorum, bazende saatlerce uyuyasım geliyo , ruh halim çok değişken bazen gereksiz bi ozguven geliyor bazende kendime hiç güvenmiyorum, sinirlenince de aşırı tepki veriyorum. Çoğu zaman yalnız kalmak ve düşünmek istiyorum ama bazı zamanlar da da yalnız kalmaktan korkuyorum. Dikkatimi çoğu zaman toplamakta ve odaklanmada zorluk yaşıyorum fakat odaklanınca da gayet yaratıcı olabiliyorum ve ruh halimdeki değişiklikler genellikle mevsim geçişlerinde sonbahar da ve ilkbaharda oluyor bipolar mıyım?

    1. Merhaba Deniz; bipolar hastalık teşhisi psikiyatri muayenesi neticesinde ve gerekirse bazı tahlil ve tetkikler yapıldıktan sonra konabilir. Yazdıklarınıza bakıp sizde bipolar bozukluk vardır denemez. Teşhis için bir psikiyatri kliniğine başvurun.

  60. 15 yaşında manik bipolar bozukluk geçirdim ve 2 hafta hastanede yattım. Şuan 20 yaşındayım hayattan gram zevk alamıyorum. Sürekli korkuyorum. Kendime güvenim yok. Ezik gibi hissediyorum kendimi. Bu bok hayatın sürekli böyle gideceğini düşünüyorum. Yazınızı okudum ve önceden geçirdiğim hastalığın tam tersi olduğunu gördüm. Doktora gideceğim ancak bu hastalığın tam olarak tedavisi mümkün değil mi?

  61. Manik atak sırasında tedaviyi kabul etme gafletinde bulunduğumun üzerinden 15 yıl geçti. İlk birkaç ay dışında lityum ya da lithuril ismi her neyse ilaç kullanmadım. Ben Bipolar Afektif hastalık olarak tanımladığınız durumu hastalık olarak görmüyorum. Atakları da depresyon dönemlerini de yaşıyorum ve insan hayatında herkesin halihazırda bunu yaşadığına tanık oldum. Kontrol sahibi olmak kişinin elibde ama tıbbi baskıyı kendi adıma reddediyorum ve hayatımı uçlarda yşamak brnim doğam. Bun

    1. Merhaba Güliver, yazdıklarınızı defalarca okudum, sonunda ne demek istediğinizi anladığıma karar verdim. Kendimi sizin yerinize koyuyorum ve bu durumda ben şahsen ne yapardım onu yazmak istiyorum. Ben böyle bir durumda şunlara bakardım: Geceleri rahat uyuyabiliyor muyum, olağan günlük yaşamımı herkes gibi yaşayabiliyor muyum, işlerimi yapabiliyor muyum, kendime bir zararım (intihar girişimleri ve aşırı para harcama, savurganlık gibi) var mı, yakınlarımla aram nasıl, insanlarla iyi geçinebiliyor muyum, onlara şiddet sözlü ya da fiili uyguluyor muyum, tersine insanlardan şiddet görüyor muyum, anne isem annelik, baba isem babalık görevlerimi yapabiliyor muyum, öğrenci isem derslerimi yapıyor ve okulda başarı gösteriyor muyum vb… Ben bunları kendime sorardım; siz de kendinize sorun… Alacağınız cevaplara göre hareket edin. Yolunda gitmeyen bir şeyler varsa profesyonel yardım alın derim. Geçmiş olsun.

  62. Öncelikle merhaba ;
    2,3 senedir bir tür ruhsal ve psikolojik sorunlar yaşadığımın farkindaydim ancak bu son 1 senedir yoğun olarak yaşıyordum ve işin içinden çıkamıyordum. Yaklaşık 2 haftadır bipolar bozukluk hastalığı hakkında bir ton makale , yazı , video vs elime geçen her türlü bilgi verici kaynak bularak kendi kendime bu hastalıkta şüphelendim ve bugün bir psikiyatriye gittim. Görüşmeden önce kısa bir test yaptılar son 1 haftadaki düşüncelerim ve yaşadiklarima dair ve doktor ile görüştüm o sordu ben anlattım ve hemen hemen 15 , 20 dakikalik bir görüşmeden sonra bipolar bozukluk büyük ihtimal diyerek 3 tane ilaç verdi ( 3 ilaçtan birtanesi depakin ve ilkokul 1,2. Siniflarda epilepsi tedavisi gördüm o dönem depakin kullandım bunu ben doktora söyledim o sormadı bile) açıkcası ben bu görüşmeden tedavi olmadım elimdeki ilaçların reçetsinde teşhis olarak bipolar bozukluk yazıyor ve ilaçlar 28 gün sonra bitiyor. 28 gün sonrada randevu verdi. Çok acele bir teşhis olduğunu düşünüyorum tatmin olmadım. Ne yapmam gerekiyor ?

    1. Yapmanız gereken doktorunuza güvenmek ve onunla diyaloğu sürdürmek. İlaçlarınızı düzenli kullanın ve mutlaka kontrollere gidin. Doktorunuz “Bipolar bozukluk büyük ihtimal” dediğine göre bu, onun da sizi bir süre izlemesi gerekiyor demektir. Ona, dolayısıyla kendinize bu şansı tanımanız gerekiyor. Geçmiş olsun.

      1. Hocam, herkesin derdi ile ilgilendiğinizi bıkmadan usanmadan cevap vermeniz taktire şayan. Bu dertli insanlar adına size teşekkür ederim.
        Benim bir arkadaşım bipolar. Yıllardır elimden geldiğince yanında olmaya çalışıyorum. Ancak bildiğiniz gibi bu çok yorucu oluyor. Durumu sadece ailesi ve ben biliyorum. Hayatını altüst edecek bir durum yaşarsa beni suçlarlar mı diye korkuyorum. Bırakmaya da kıyamıyorum. İki arada bir derede kaldım. Değerli fikrilerinizi bekliyorum. Saygılar.

    1. Hayır; tam aksine serotonin geri alım inhibitörleri kullanıldığında beyinde serotonin düzeyleri artar, bırakıldığında durum eski haline döner.

  63. Benim babam 46 yasinda 20 yasindan itibaren bipolar guygusal bozuklugu var ve olmayan seyleri olmus gibi inaniyor. Ilaclarini kullanmak istemiyor . Ve hastalaninca cevreye zarar veriyor . Hastalaninca annemin onu aldattini dusunuyor ve ona inaniyor ama boyle bisey yok. Ona nasil yardimci olabiliriz ? Ve bu hastalik hayatinin sonuna kadar surer mi ?

    1. Mutlaka ilaç kullanması gerekiyor. Ağızdan alması zor oluyorsa kas içine yapılan depo ilaçlar vardır. Mutlaka bir psikiyatri doktoruyla temasa geçin. Psikoterapi de yaptırabilirsiniz. Geçmiş olsun.

  64. Öncelikle iyi günler benim hedefim pilot olmak daha önce kaygı bozukluğu ve dikkat eksikliği sorunumdan dolayi prozac selectra misol ritalin kullandım bana konulan teşhis ler sorun yaratır mı bu konuda çok endiseliyim lutfen doğru cevabı verebilir misiniz daha sonra test yapıldı dikkatimin dağınık olmadığı söylendi

  65. Bireylere kredi veriyoruz ve vücutları ekonomik bir intrest oranıyla işbirliği yapıyoruz. Hizmetlerimiz hızlı ve güvenilir doğru krediyi sağlamak için kendi belirlenmiş risk teknolojimizi kullanırız, başarılı başvurudan 24 saat sonra krediler onaylanır. İş kredisi almak, borç kredisi, tıbbi kredi almak isterseniz geri dönün. E-posta ile daha fazla ayrıntı: creditkredi@hotmail.com

  66. benim abimde bipolar hastasi bi donem tedavi oldugunuda biliyorum bende de olabilirmi diye kusku duyuyorum ama manik donemle ilgili bi belirti gormuyorum kendimde bende daha cok depresif donemle ilgili belirtiler var surekli icimde bir sikinti var surekli uyumak istiyorum bi konuya adapte olamiyorum arkadaslarim geliyo onlar konusurken onlari dinleyemiyorum soylediklerini anlayamiyorum bazen kitap okurken ayni cumleyi anlayabilmek icin on kere okumam gerekio algilamada problem yasiyorum iki tane evladim var cok kucukler bazen kendimi bana bisey olursa cocuklarima kim bakar die duaunurken buluyorum. bazen bi konu hakkinda karar vermem gerekio ve ben cok kararsiz oldugumu fark ediyorum bigun (×) diye karar veriyorum ertesi gun yok yok diyorum ole degil (y) olmali diyorum surekli degisken kararlar veriyorum cok isteksizim mecbur kalmadikca disari cikmak istemiyorum gunlerce yataktan cikmasam cikmam ama iki evladim var onlarin karnini doyurmam lazim bazrn onlarla bile duzgun ilgilrndigimi dusunmuyorum biri bana yol gostersin kime gitmem gerekiyor teshis koyulmasi icin tedavi icin

  67. Bipolar ve depresif epizod arasında fark var mıdır ayrımı yapılabilir mi? Konuyla ilgili kitaplar varmıdır? Depresif epizod teşhisi olan annenin küçük çocuk bakım ve büyütmesi sorunlumudur?

  68. Merhaba bugün böbrek bağışçısı olmaya hazır olduğunuzu biliyorsanız (tüm seyahat masraflarıyla birlikte 450.000 $ ödeme yaparsanız), acilen böbrek bağışçısıyla sadece 9 kişiye ihtiyaç duyduğumuz için böbreğimi acilen hastanemize satarsınız.
    sadece sağlıklı% 100 kişilere uygundur.
    Doktorunuza talebinizi yazın: carolbobrekhastanesi@gmail.com derhal sizinle iletişime geçileceksiniz
    Not: ameliyat için seyahat etmeye hazır olmalısınız ve yalnızca sağlıklı kişiler

    Dr Robson.
    carolbobrekhastanesi@gmail.com

  69. Merhaba 2009 da yakalandım bu hastalıga halen devam ediyor, zaten bitmeyen bir hastalık , benim 2 okuluma mal oldu bırakmak zorubda kaldım. İlk başlarda iyiyiye gitmeye başlayınca ilaçları aksatıyordum , ozaman da atak dönemine giriyordum tekrar. Son doktorum Çağdaş beyin sayesinde ilaçları hiç aksatmamaya başladım ve 3 senedir cok şükür hiç atak geçirmedim ve 5 senedir düzenli bir işte çalışıyorum. Sİze tek tavsiyem ne olur sürekli kontrollerinizi aksatmayın ve ilaçlarınızı düzenli kullanın, bunları ömür boyu kullanacak olsakta buna alışmak zorundayız. Nasıl diyabet hastaları tansiyon hastaları sürekli kullanıyor , öyle düşünün kaybetcek hiçbişeyimiz yok. Ama önemsemezssek bize ve çevremizdekilete ciddi zararlar ve üzüntüler vericek, saygılar.

  70. Selamun aleykum,
    ‘Sana ruh ile, ilgili sorular soruyorlar.
    ‘Ruh Rab’bimin var ettiği, koruduğu aslî düzenin bir bölümüdür. Size verilen azıcık ilimle çok az şeyi kavrayabilirsiniz.’ de. (İsra 85)
    Tevhid akidesini kavrayamayan ve hayatına tatbik etmeyen sözde bilim adamlarının çağlar boyu ne kadar yol katettiği aşikardır. Adem (as)’dan bu yana olan bitenler o kadar açık ve net ki ancak Kur’an ve sünnet sayesinde yolumuzu bulabiliriz. Ruhtaki çalkantılar ve arazlar ancak ve ancak doğru bir din akidesi yani dosdoğru bir iman (özellikle tevhidi anlayarak) ile giderilebilir. Ayrıca gayba iman etmek te çok önemlidir. Dinimizdeki sihir ve cinler mevzusunun da ruh ile yakından ilgisi olduğu artık herkesçe bilinmektedir kanısındayım. Ama ehliyetsiz ve cahil şahıslara müracaat edilmemesi de zaruridir.
    Bir de şu gerçek vardır: ‘Kişinin gizlice işlediği günahların zararı sadece kendisinedir. Ancak insanların açıktan işledikleri günahlar önlem alınmadıkça zararı herkesedir.’ (Bilal b. S’ad (Rah))
    Çok uzun süredir, belki çağlar boyu çok zararlar çekmekteyiz. Din vicdanlara bile hapsedilmekten öte artık hiçbir şekilde yaşanmaz hale gelmiş. Sözde, dilde kalmış. Haramlar, helaller unutulmuş ve en önemlisi NEFİSLER İLAH KONUMUNA GELMİŞ. Ruhtaki olumsuzluklara niçin nefis (süper ego) penceresinden bakılmıyor da habire ilaçlara yükleniliyor? Halbuki layıkıyla terbiye yoluna gidilse ruhtaki problemler çok daha kolay çözülecek. Tek çaresi İslam! Ne derseniz deyin. Sonra anxiyete denilen, dinimizdeki tabiriyle ‘vesveseler’ veya daha da ötesi eski Yunanca’da ‘Şeytan’ın İşi’ anlamına gelen ‘obsesyonlar’ ruhlarımızdaki arazlarda hiç te azımsanmayacak rol oynadıklarını biliyor muydunuz? Majör depresyon, şizofreni, bipolar bozukluk, psikopati, panik atak vs adı verilen ruh düzensizliklerinin veya hastalıklarının psikoz oluşumu (ki en rahatsız edici yanının bu olduğu söylenir – hezeyanlar, halüsinasyonlar, istenmeyen düşünceler) dinimizde, ruhda özellikle aşırı stresler zinciri sonrası meydana gelen menfezlerden müslüman olmayan cinni varlıkların kana nüfuz etmesi ve sonuçta beyin kimyasalını etkiledikleri bahsi mevcuttur. Nitekim, Hz Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur: ‘Şeytan (gerek cinni şeytanlar gerekse ataları olan İblis) sizin kan damarlarınızda dolaşır.’ Çok fazla söze ihtiyaç yok aslında. Psikoloji ve psikiyatri denilen ruh bilimlerinde kesinlikle Allah (cc)’ı ve dinini çok iyi anlayan ve yaşayan müşfik Müslüman doktorlara ihtiyaç vardır. Ama önce özellikle bizim toplumumuzun aslımıza ve dinimize dönerek açıktan günah işlemeyi terketmesi gerekir. Bunu günümüz siyasetçileri de yapamaz bugünkü diyanet te artık. Galiba bir mucize olmasını bekleyeceğiz. Ama belki de herbirimiz kendimizi dinen düzeltmenin çarelerini arayacağız. Çok zor bir zamandayız gerçekten. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Teşekkür ederim,
    Selamun aleykum.

  71. Merhaba
    İzmirdee ikamet ediyorum.Bipolarım.Ama doktor bulamıyorum.Terapi almak istiyorum.İzmirde bu konuda doktor nasıl bulabilirim.?

  72. Bilmiyorum bipolarmıyım yalnız her 50 kişiden birinde bu hastalık var diyorsunuz doktorum bana bipolarsın falan demedi bu pazartesi belli olacak bağzı özelliklerini taşıyorum bipoların bu bipolar olduğum anlamına gelmez sanırım şuan 33 yaşındayım evet çok gerilere gittim taa ergenlik dönemimdeki tavır ve hareketlerim aklıma geldi o zamanda bipoların taşıdığı özellikleri taşıyordum bu taşımada kadar taşıdım çabuk öfkelenme ergenlikten sonra kayboldu doktor umarım bipolarsın tanısı koymamıştır eğer öyle isem yapabilecek bir şey yok böyle yaşamaya devam edeceğim

  73. Bipolar olabilirim her 50 kişiden birinde görülen bir rahatsızlık diye yazan bir yazı gördüm yukarıda bu durumda bu rahatsızlık olmaktan çıkıyor ve normal bir durummuş gibi görünüyor doktorum bana bipolar bozukluğun var falan demedi şuan kullandığım ilaçlar lithuril ve zaypirexa zaypirexa ve lithurili 5 senedir kullanıyorum doktorum bana 7 8 sene kullanacağımı söyledi bipolar olanlar ömür boyu kullanıyormuş evet duygu değişimi oluyor ara ara ben bunu normal görüyordun öyle değilmiş bipolar tanımına göre

  74. 6-7 sene önce kondu teşhisim lise zamanlarımdı ilaç desteği sayesinde düzelmiştim fakat hala ataklarım var şuan evliyim ailem eşim çok yardımcı sağolsunlar. Çok fazla ilaç kullandım şuan 1 tane 2 mg kullanıyorum uyku düzensizliği için sadece ..rabbim yardımcımız olsun çok zor ben kabullendim hastalığımı ilk andan beri fakat çok zor olaylar geçti başımızdan.Hasta olmayanların anlaması çook zor yaşadıklarımızı bütün yazanları halen yaşıyorum ama düşük seviyede çok şükür bu halime de .çoook zor aslında yaşayanlar için herkese geçmiş olsun…

  75. Bana da 2015te bipolar bozukluk teşhisi konuldu 2 yıl 7 ay akineton, depakin, lithuril, seraquel ve daha birçok ilaç kullandım. Hastalığın başlarında 54 kiloydum ilaçlar kilo aldırdı ve 78 kiloya ulaştım. Ayrıca ilaçlar çok fazla titreme yaptı. 6 ay önce ilaçları doktoruma danışmadan komple bıraktım. Şimdi zayıflamaya çalışıyorum. Titremeler bitti. Ama iç sıkıntısı sinirlilik ve aile üyelerine tartışma ya da kavga esnasında vurmalar başladı. Ne yapmalıyım?

  76. Ayrıca başımda uyuşmalar başladı ve doktor arkadaşım sende neden sürekli bir duygu değişimi var dedi hastalığımı bilmiyo ama fark etti.

  77. Kolay gelsin dileklerimle hocam normalde hiçbir sorunum yokken aynı anda çeşitli değişik nöbetleri olan bir epilepsi hastası oldum .. Epilepsi rahatsızlığı açısından bütün epilepsi ilaçlarını kullandım hiçbir etkisi olmadı.. Ama
    (karbalex retard 600mg) karbamazepin li bir ilaç sadece bunu kullanıyorum ilaç saatlerinde uyku düzeninde bir sıkıntı olmadığı süre içerisinde hiçbir sorunum olmuyor.. Yani sormak istediğim soru ben epilepsi hastasımıyım
    Yoksa bipolar bozuk bir hastamıyım..

  78. Merhabalar;
    Doktorlar banada bipolar duygu durum bozuklugu teşhisi koydular. Bende görüntü ve ses vardı. Görüntü kalktı şimdi zaman zaman ses var. Benim kendi tecrübelerime göre kuvvetli inanca baglı olarak bu inancın duyu dışı varlıklar tarafından istismar edilmesi. Vucudumuza ve beynimize bizim farketmediğimiz bazı kızıl ötesi dalgaların gönderildiğini düşünüyorum. Bu dalgalar zihnimizde algı ve düşüncelerimizde bizi yanıltacak etkiler doğuruyor. Bununla ilgili bir hayli tecrübe ve fikrim var. İlgilenen olursa bunları paylaşırım.

  79. İyi günler,kız arkadaşım üç dort ay olduğundan çok neşeli müthiş bi hayat yasıyor sonra çöküş dönemine geçiyor bütün gün evde oturup boş boş tv ye bakıp acayip sigara içiyor iyi değililim gelecek sorunu yaşıyor ne olucam ben vs vs..beni yanına capırıp hiç birsey demeden konusmadan boş boş tv bakıyor,ama bu duygu değişimi kısa aralıklarla değil en az 3-4 ay sürüyor.alkol kullanmıyor..sizce biopolar gibimi?

  80. Merhaba,
    Herkesin proje, iş, konut, konsolidasyon vb. Için daha fazla paraya ihtiyaç duyduğu yılın bu zamanı.
    Şu anda% 3’lük düşük bir oranla 24 saat kredi veriyoruz, ilgilenen müşterilerimiz lütfen bize ulaşın

    e-posta adresi: plutocreditfinancier@gmail.com
    Telefon: +442033221063

  81. Sürekli bipolar hastalığının ne kadar zor bir hastalık olduğundan bahsediliyor, hastalığı tiye alacak değilim ağır bir hastlaık hatta bu hastaların evşenmesi engellenerek genetik havuzda seyreltilmesi sağlanabilir. Biraz kaba ve ilkel ama çaresi yok. Burada bipolar hastalarına karamsarlık pompalamaya gelmedim. Bipolar hastlarının ve ailelerini yaşadığı sorunlardan bahsediliyor ancak bipolar hastalarının patolojik ve kronik olarak suç işledikleri, olmayan şeyleri olmuş gibi anlatıp inanıp yaşadıkları, kendileri dışındaki insanlara ciddi sorunlar yarattıkları da gün gibi ortada ama sırf onlara toplumsal bakış açısı bozulmasın diye bunlar söylenmiyor yazılmıyor. Aksine sürekli bu vakalar zararsızdır deniyor, bu vakalar ciddi kriminal işlere bulaşıp bunları alışkanlık haline getirip süreç içerisinde zorunlu yalanlarla başka insanların hayatına musallat olabiliyor zaten saplantı durumları da malum. Hal böyleylen sağlıklı hiç bir insanın hayatı herhangi bir bipoların hayatından daha değersiz değildir bunu unutmadan bu hastalığa ve bu hastalara güzelleme yapınız. Bu hastaların zaten hayatı zor ama onların hayatından taşan sorunlar neden başkalarının hayatını zehirlesin. Her şeyi yapıp bu hastalığın arkasına sığınmak en kibarından haksızlıktır.

  82. Öğretmenimiz 30 sayfalık bir kitap yazmamızı istedi ve ben de bu hastalığı buldum. Bununla ilgili bir araştırma yapmam için bu site yetti bana. Aklımdaki tüm soruları cevapladım ve şuanda kafamdan uydurduğum bir karakteri yazabilirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.