Bağımlılık sorununda ulusal politika ne olmalıdır?

 Değerli  meslektaşlarım,

Üretimi ve pazarlaması dünya genelinde yasadışı olan eroin ve kokain yanında illaç olarak kullanılmadıkları halde sadece sokaktaki bağımlılar için üretilip pazarlanan LSD, amfetaminler, extacy, captagon vb preperatların trafiği illegal dünyanın olduğu kadar elde ettikleri politik destekle legalize olmuş küresel güç odaklarının da önemle ilgilendiği bir alandır. Etnisite, kültür, inanç  farklılıklarına rağmen ulusal sınır tanımayan,uluslararası sosyo-politik, sosyo-ekonomik yönleriyle kimizaman bir kimyasal silah kullanıldığı gibi kimizaman da yasadışı silah piyasasının finans kaynağını oluşturmaktadır. Getirileri doğrudan terör örgütlerinin yada onlara arkaçıkan , lojistik destek sağlayan sonra da amaçları yönünde kullanan güçlerin gizli kasalarını doldurmaktadır. Zira; ne türden önlemler alınsada bunları talep eden ve tüketen bir topllum kesimi vardır ve olacaktır.

Sosyo-politik açıdan küresel yada ulusal egemen güçlerin ve sınıfların bu egemenliklerini korumak ve sürdürmek için kullandıkları balıca araçlardandır. Genç kuşağın ilgisinii, zaman ve enerjilerinin politik etkinliklerden uzaklaşmasını sağlamak ( kaynayan basınçlı kazanın basıncını düşürmek ) için sportif yatırımlarla fanatizm oluşturma, fanatik kamplaşmayı kışkırtma, cinsel özgürlük adına müzik ve eğlenceyi yozlaştırma, boyalı basınla düşünsel medya yerine görsel medya oluşturma, daha ilköğrenim aşamasında seçilmiş çocuklar ve seçkinler sınıfının dışında kalan ( öteki ) çocuklar için eğitimi zorlaştırma ve yozlaştırma, alkol ve madde kullanımına ilişkin sorunları görmezden gelme bilinen yöntemlerdir. Bunun klasik örneği Portekiz diktatörü Salazar’ ın 3F ( fado+futbol+fiesta) sini  geliştirip , bir F daha ekleyerek (4F) ye dönüştürmeyi  başardık. Görüldüğü gibi bu süreçler günümüzde çok daha profesyonelleşmiş ve karmaşıklaşmıştır.Özetle; sorun çokboyutlu ve çokyönlüdür.

Bu sorunla ilgili tüm kurum ve kuruluşların /resmi/sivil) işbirliğini sağlıyacak, ulusal politika oluşturma devlete düşer. Uygulanabilirliğini sağlamak ise ancak doğrudan Başbakanlığa bağlı çaışmasıyla mümkün olabilir. Bu sıklıkla sözünü ettiğimiz imparatorluktan gelen devlet kültürümüzün varluğının göstergesi olacaktır. Yasal düzenlemeler onlara işlerlik kazandıracak altyapılar (eğitilmiş kadro, kurum, belirli ve özgün sistematiği olan yönetmelik vb) olmadıkça raflarda toz tutmaya mahkumdur. TCK’ nun madde kullanımına sağlık sorunu olarak yaklaşımı, metadon proğramının geritepmesinden sonra parsiyel/light agonist olarak Buprenorfin uygulaması legalize ve medikalize edilmek suretiyle sürdürüm (idame) uygulamasının kapısını aralamış oluyor. Bana göre ilaçtan çok plasebo’ya yakın olan bu preperat etkisiz oldğundan sırada bekleyen eroin gibi yarısentetik hidromorfo (eroinin çiftyumurta ikizi) ve astronomik fiyatlarla ruhsat alan uzunsalınımlı morfin preperatları var. ( tümü ithal ! ) Yerli  ilaç sektörü  izin almayı başarabidiği takdirde 1/30 fiyatla pazara sunabilir. Böylece ekonomik zarar/sömürü de azaltılmış olur. 
 
Agonist  sürdürümü  oldukça ciddi bir iştir. Tüm bağımlılık  merkezlerinin uymak durumunda olduğu ölçütller, kurallar dizgesi içinde yürütülmek zorundadır. (yiğitlerin yoğurt yemesine benzemez) Aksihalde birçok meslektaşımızın  başına dertaçabilir. TCK değişmiş olsa da “uyuşturucu kullanana uyuşturucu sağlamak”  suçu yasada varlğını sürdürmektedir. Hekimler için ceza 1/2  oranında artmaktadır ! Agonist  uygulaması sağlık kurumlarından çok daha önce narkotik polisi tarafından gözaltında tutulurken hafta sonları ve uzun bayram tatillerinde yoksunluk krizi yaşayanlara elegeçirilen maddelerden verilmek suretiyle yapılmaktaydı ! İstanbul Emniyet Müdürlüğünün eğitim etkinliği olarak düzenlemiş olduğu konferansta (dinleyiciler; eski ve yeni İstanbul Valileri il ve ilçelerin Emniyet  Müdürleri ve yardımcıları, narkotik şube görevlileri) Konuşmamın içeriğinde şu türden uyarılar bulunmaktaydı; insancıl ve iyi niyetlide olsa bunu yapmamalısınız, siz sağlık görevlisi değilsiniz.Türünü, dozunu, ne olduğunu bilmediğiniz bir maddeyi vermemelisiniz böyle bir göreviniz ve yetkiniz var mı? Doz aşımından ölümlere sebep olabilirsiniz sizlere düşen görev hastayı en yakın sağlık kurumuna götürmek olmalıdır. Şunu da unutmayınız ki; bu işi narkotik şubenin karanlık nezarethanesi yerine Emniyet Müdürlüğünün kapısının önünde yapmış olsanız bir başka meslektaşınız tarafından ne şekilde suçlanacağınızın farkında mısınız? dedim.
 
Emniyet Müdürlüğü “bu etkiniliğini sergilemek için yazılı ve görsel medyaya duyurmuş, NTV akşam haberlerinde Dr.N.UYGUR Konferansında polisin bağımlılara uyuşturucu verdiğini söyledi (Adam Köpeği Isırdı) “şeklinde haber yapmıştı. Ertesi gün Ankara Emniyet Genel Müdürü Yardımcısı olan Narkotik Şube Şefinden telefon geldi. Hocam Kamuoyu önünde polisi suçlamışsınız bizleri üzdünüz demez mi! Ona yanıtım; polise karşı ön yargı suçluların işidir.Ben yolda ne kadar çok devriye arabası görürsem kendimi güvende hissederim. Benden istenen eğitim etkinliklerine katkıda bulunmamdı.Bunu yerine getirdiğimi sanıyorum.Üstelik medyayı oraya ben çağırmış değilim oldu. Karşımda ki buruk bir anlatımla “Ama bize danışmanlık yapan Y.B.Doğan Hocam sizin gibi düşünmüyor.” demesi üzerine onun ne düşündüğü beni ilgilendirmiyor.Hocanıza sorun bütün meslek yaşamı boyunca kaç tane bağımlıyla çalışmış ve onlara yardımcı olmuş diyerek görüşmeye son verdim. ( Meslektaş:1) Bu sözcüklerim oldukça işe yaradıki polisteki bu uygulamalar sona erdi. Size birde acıklı güldürü anlatmadan geçemiyeceğim. O dönem hastane Baştabiplik makamını (!) işgal eden kişi kendisinden izin almadan (!) basına açıklama yaptığım için hakkımda suç duyurusunda bulundu, soruşturma açtırdı.İstanbul Valisinin izin ve görevlendirmesini atlamış olmalı… Kim biliyor musunuz? Magazin programlarının olmazsa olmaz üyesi çalışma saatlerinde TV’lerde dolaşan ARİF VERİMLİ… (Meslektaş:2) Galiba bu kadar komiklik yeter.
 
Asıl konumuza, önemine ve devletin görevine örnek:
1983 yılındaAvrupa Konseyinin desteğiyle Londra’da bu alanda yaptığım incelemelerde Konsultanlarım Dr.T.H.Bewley (St.Thomas) Saraya, Dr.P.H.Connel (Maudsley) ise Başbakana danışmanlık yapıyorlardı.Metadon sürdürümünü esas alan “British System”i oluşturmuşlar ve ülke genelinde uygulanmasını sağlamışlardı.Ancak ünlü bir sanatçı olan (R.Harris) hastanın klasörü dikkatimi çekti. O son yatışı 40. yatıştı.(Orada her hastanın tek dosyası vardır.Her yatış için bir dosya açılmaz.Kağıtın kıymetini iyi bilirler.) Böylece Metadon programı hakkında hayli bilgi edinmiş oldum.Kaldıki; British System hastaların “Home Office” denetiminden çıkarak “Black Market”e yönelmesinin önünü kesmek için “Drug Unite”lere eroin / kokaini reçeteye yazma yetkisi tanımıştır.Hekimlerin bu yetkilerini kullandıklarına hiç tanık olmadım.
 
U.Kingdom’dan farklı, üniter devlet yapılanması olan Türkiye’mizde özel bir sistem oluşturmanın daha kolay olacağı kanısındayım.Bu amaçla aşağıdaki modeli öneriyorum.Bu model doğal olarak tüm katkı ve eleştirilere açıktır.(İtiraf etmeliyim özel durumum nedeniyle yeterince ayrıntılı ve özenli bir çalışma yapamadım.)
 
Sevgi ve Saygılarımla sunarım.
 
Niyazi UYGUR
 
           ULUSAL / TÜRKİYE BAĞIMLILIK DANIŞMA ÜSTKURULU / KONSEYİ
 
           ÜYELER / TEMSİLCİLER
 
1-C.BAŞKANLIĞI (Danışman düzeyinde)
2-BAŞBAKANLIK (Danışman düzeyinde)
3-SAĞLIK BAKANLIĞI (Tedavi hizmetleri, ilaç ve eczacılık bölümü, yasa dışı madde kullanımıyla ilgili tedavi merkezlerinden uzman + uçucu bağımlılığı ile ilgili uzman + alkol bağımlılığı alanında uzman ve T.Psikiyatri Derneği Temsilcisi)
4-M.E.B. Temsilcisi
5-İçişleri Bakanlığı Temsilcileri:
Emniyet Genel Müdürlüğü
Jandarma Genel Komutanlığı
6-Adalet Bakanlığı Temsilcileri (Kanunlar, Ceza İşleri Bölümleri)
T.Barolar Birliği
7-Basın-Yayın Temsilcileri:
RTÜK Temsilcisi
Yazılı Basın Temsilcisi
8-Tarım Bakanlığı Temsilcisi (Afyon ve Kenevir tarımı ile ilgili uzman)
9-Sosyal Güvenlik Kurumu Temsilcisi
 
Her yıl Ocak ayında 2-3 günlük ortak toplantı yapar.Komitelerden gelen raporları değerlendirir ve tavsiye kararları alır.
 
           ÖZEL / YADA ALT KOMİTELER
 
           1-Tütün Bağımlılığı Komitesi:
           TAPDK Temsilcisi
           M.E.B. Temsilcisi
           Sivil Toplum Örgütleri Temsilcisi
           2-Uçucu-Yapıştırıcı Kötüye Kullanım Komitesi:
           Sağlık Bakanlığı
           M.E.B.
           Sanayi Bakanlığı Temsilcileri
           3-Alkol komitesi:
           Sağlık Bakanlığı
           İçişleri Bakanlığı Sivil toplum örgütleri
           4-Esrar komitesi:
           Sağlık bakanlığın
           Tarım bakanlığı
           İçişleri Baknalığı (Emniyet ve Jandarma)
           5-Uyuşturucu Komitesi
           Sağlık
           M.E.B.
           İçişleri
           Adalet
           Basın-Yayın
           Tarım Bakanlığı sosyal güvenlik kurumu temsilcileri
           6-Kokain ve Uyarıcılar Komitesi
           Sağlık
           İçişleri Bakanlığı (Emniyet ve Jandarma) Temsilcileri 

 

Dr.Niyazi Uygur
Psikiyatri Uzmanı
22.12.2011 – 7.Ulusal Bağımlılık Kongresi Sunumu

http://www.druygur.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir