Anoreksia Nervosa için psikodinamik psikoterapi – notlarla gözden geçirme

Anoreksia Nervosa tedavisinde psikodinamik psikoterapinin katkılarına ilişkin bir kongre notunu ilginize sunuyoruz – TurkPsikiyatri |

 

Anorexia Nervosa(AN) bir güç savaşı ile karşımıza gelir. Tedavi girişimlerini hep güç mücadelesine çekmeye çalışır ve hep galip gelir. Onun için bu savaştan galip ayrılma, ruhsal/bedensel hasardan daha önemlidir.

Güç ve kontrol savaşının temel odağı, kendi bedenidir. Kendi bedeni üzerindeki kontrol kimde olacak? Kendisinde mi, annesinde mi?

Hekim, ilk olarak ailesiyle birlik olup, bedeni üzerindeki kontrolünü elinden almaya çalışan kişi olarak düşünülür. Bu nedenle ilaç verme, nazogastrik sonda takılması gibi bazı girişimler çok gerekli değilse tedavide ertelenebilir.

Girişimin içeriği, hastanın psişik olgunluk düzeyi ile uyumlu olmalıdır.

Terapide konu bedensel yakınmalar değil, bu yakınmalara karşılık gelen ruhsal acı olmalıdır. Bu acı, cinsel kimliğin üstlenilmesindeki zorluk olabilir. Bu durumda ergenlikteki gelişim durur. Farklılaşan ve değişen beden, bir kaygı nesnesi haline gelir ve iç çatışma alanına dönüşür. Bilinçdışı çocuk kalma arzusu, anne-kız ilişkisindeki dinamiği de zorlaştırır. Kızın bedeni kime aittir ? Annesine mi? Kendisine mi? Anne, ilişkide genellikle kendi ödipal/narsisistik çatışmasını yansıtıyor olabilir.

AN’li kız, yaşadıklarını hissedememektedir. Bedenini algılayabilmek için, ona hasar vermektedir. Çaresizce bedenini hissedebilmek için aç bırakmaktadır. Beden, AN’li kişilerde, ne arzu nesnesi, ne de özne olarak yaşanamaz. Kendi bedeni, ancak kendisinden çok uzakta ise haz yaşayabilir.

Terapötik ortamın niteliği hakkında;

Hastanın ilişki kurma kapasitesi artırılmalıdır. Sorun, yeme ile ilişkili bir soruna indirgenmemelidir. Asıl olarak yeme ile ilişkili (varsayılan) sorun, emosyonlarla ilişkilendirilmelidir. Terapi sürecinde kuru, düz ifadeler, rüyasızlık, duygusuzluk gibi fakirlikler, bağımlılık ile ilişkili regresif süreçler dikkat çekicidir. Aktarım ilişkisinde öncelikle arkaik, megalomanik düşlemler vardır, sonra içerik zenginleşir.

Özgürlük tanınıp, güven kazandırılmalıdır.

Metafor: Katılaşmış, donmuş bir acı.

Ayrıntılı okuma ve duygusal bir yaşam öyküsü için: Valerie Valére

(Kaynak: Ayça Gürdal Küey, KDT Kongresi 2009, İstanbul).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir