Carl Rogers: alıntılar ve bazı notlar

Carl Rogers’ın “On Being a Person” kitabı, Türkçede “Kişi Olmaya Dair” ismiyle Okuyanus yayınlarından basıldı. Burada, Rogers’ın “unconditional positive regard” dediği tutumu benimseme sırasında kendinde gözlediği ve samimi bir biçimde paylaştığı gözlemlerinden notlarını bulacaksınız. – TürkPsikiyatri

1.     Başka bir kişinin derinlerde hissettiği bir duyguyla, güvenilir, inanılır ve istikrarlı birisi olabilir miyim? Bunun olması için kendi içimde kuşkulu, sıkıntılı isem ya da kabullenemediğim başka bir duygu ile doluyken istikrarlı bir şekilde olumlu hareket etmem beni güvenilmez gösterecektir. Bu nedenle gerçekten olduğum gibi görünmem daha sağlıklı olacaktır. Gösterdiğim duygu ya da tavır her neyse, gerçekte içimde yaşadığım duygu ya da tavır da ona uygun olmalı.

2.     Şeffaflık ve gerçeklik en güvenli ortamdır. Kendi hislerime karşı bilinçli ve kabullenici olmayı başarabilirsem, bir başkasıyla da güvenli ilişki kurabilme olasılığım yükselir. Yani, ne olduğumu kabul edip öyle olmam ve karşımdaki kişinin de beni öyle görmesine izin vermem –çok zor olmakla birlikte- başarılması gereken bir görevdir.

3.     Koşulsuz olumlu tavır takınmak da kolay değildir. Güvenimizi boşa çıkaracağını düşünebiliriz. Araya mesafe koymak çok kolaydır, “profesyonel takılmak” son derece kolaydır. Tanı ölçütlerini sorgulayarak karşımızdaki kişiyi nesneleştirmek kolaydır. Karşımızdaki kişinin depresyonuyla hüzünlenmemek, korkularından ürkmemek, hissettiği bağımlılık duygusuna kapılıp gitmemek, iç benliğimizi onun öfkesiyle yok etmemek, hiç kolay olmayacak. Kendimi ayrı bir kişi olarak rahat ve güçlü hissetmem, onu anlayıp kabul etme konusunda daha derinlere inmeme yardımcı olacak.

4.     Karşımdaki insanın ayrı bir kişi olmasına izin verebilecek miyim? İster dürüst, ister talepkar, ister sedüktif, ister olgun, ister immatür olsun, olduğu gibi görünme özgürlüğünü ona verebilecek miyim? Yoksa benim önerilerimi dinlemeli ya da biraz olsun bana bağımlı kalmalı ya da benim istediğim kalıba girmeli diye mi düşünüyorum? Görüşmede amacım öncelikle kendimi rahatlatıp hastamın beni model almasını sağlamak mı yoksa? Onun kişilik geliştirme özgürlüğüne müdahale etmemeyi başarabilecek miyim?

5.     Karşımdaki insanın kişisel yaşantılarını değerlendirme ve yargılama arzularımı tamamen yitirmeyi becerebilecek miyim? O dünyada serbestçe dolaşırken o kişinin değer verdiği anlamları kırıp dökmeme duyarlılığını gösterebilecek miyim? Birilerini düzeltmek için içimizdeki yoğun itkiyle mücadele edebilecek miyiz?

6.     Karşımdaki kişinin bana gösterdiklerini oldukları gibi kabul edebilir miyim? Yoksa onu sadece belli koşullarda kabul edip, hislerinin bir kısmına karşı açık olup diğer bir kısmına karşı açıkça (ya da sessizce) karşı mı çıkarım? Koşullu bir tavır içine giriyor isem, büyük olasılıkla o kişinin bazı duygularından korktuğum ya da kendimi tehdit altında hissettiğim içindir.

7.     Karşımdaki kişiyi harici bir değerlendirme tehdidinden kurtarabilir miyim? Yaşamın her aşamasında değerlendirme ve yargılanma ile karşı karşıya kalırız. Bu değerlendirmeler, faydalı ilişkinin bir parçası değildir. Karşımızdaki kişiye iyi olduğunu söylemek de yararlı değildir, çünkü başka bir zaman kötü olduğunu söyleme hakkımız olduğunu da ima eder. Yaşadığı deneyimin anlamı ve değeri, son noktada kendisine bağlıdır ve dışarıdan yapılan herhangi bir yargı bunu asla değiştiremez. Bu nedenle, içimden bile olsa onu değerlendirmediğim bir ilişki kurmalıyım.

8.     Karşımdaki kişiyi “olgunlaşma sürecinin öncesindeki kişi” olarak görmeyi başarabilecek miyim? Yoksa ona bazı atıflar mı yapacağım? olgunlaşmamış bir çocuk, nevrotik bir kişilik, vs.vs. Eğer karşımdaki kişiyi çoktan kendi geçmişiyle şekillenmiş biri gibi kabul edersem, bu sınırlı hipotezi onaylamakta üzerime düşeni yapıyorum demektir. Eğer karşımdaki kişiyi belli sözcük ya da görüşlerini pekiştirme fırsatı olarak görürsem, karşımdaki kişiyi bir nesne olarak onaylarım: mekanik ve manipüle edilebilir bir nesne. Eğer ilişkiyi, o insanda var olan herşeyi tüm potansiyeli ile birlikte o insanın “gelişmesi” olarak görürsem, bu kez de bu kişi bu hipotezi destekleyecek şekilde hareket edecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Post Navigation