Psikiyatrik Perspektifler Yaklaşımı ve Prof.Dr.Paul R.McHugh ile Röportaj

1975-2001 yılları arası Johns Hopkins Psikiyatri Bölüm Başkanı (Henry Phipps Psikiyatri Kliniği), psikiyatride en fazla kullanılan rutin uygulamalardan olan Mini Mental Durum Muayenesinin (MMSE) Dr.Marshall Folstein ile beraber  yaratıcılarından, Hopkins’de yaklaşık 30 yıldır DSM ve biyopsikososyal modele alternatif olarak asistan ve öğrenci eğitiminde kullanılan “Psikiyatrik Perspektifler” yaklaşımının (P.O.P.)  Dr.Phillip Slavney ile beraber yaratıcılarından,  Hopkins Tıp Fakültesi, Psikiyatri “Seçkin”  (Distinguished) Profesörü, Dr.Paul R. McHugh ile Dr Ulaş M. Çamsarı‘nın yaptığı röportajı ilginize sunuyoruz. – TürkPsikiyatri |

Röportaj Tarihi : 28 Temmuz 2012

Röportaj  Yeri :   Johns Hopkins Hastanesi, Meyer Binası, Baltimore, Maryland, ABD

Röportajı Yapan ve Türkçe’ye Çeviren : Dr. Ulaş M. Çamsarı

Paul R. McHugh, Ulaş M. Çamsarı – The Johns Hopkins Hospital, Baltimore, ABD

 

Ulaş M.Çamsarı: Dr. McHugh, would you please share with me, how did you come up with the approach of the Perspectives of Psychiatry throughout your professional development as a psychiatrist?

Çeviri : Dr. McHugh, bir psikiyatrist olarak mesleki gelişiminizin hangi noktasında Psikiyatrik Perspektifler yaklaşımını düşünmeye başladınız?

Paul R.McHugh : I had wonderful training from the best people in neurology and psychiatry in the world, I think,  I had neurology training at MGH from Professor Dr. Raymond Adams, and I had psychiatry training at Institute of Psychiatry in London from Professor Dr. Aubrey Lewis.  Both of these people had a sense that psychiatry had to develop a coherent and comprehensive structure that relating, but ultimately to find a way to understand the nature of the disorders, I think that is what they were trying to work towards and  it seemed to me the problem between neurology and psychiatry  is neurologists had a clear idea of what their disorders were in nature, they were after all in some ways injuries to brain and they could take the form of any pathology,  whereas the psychiatrists were uncertain, we used words like “endogenous” and “exogenous”  conditions and things of that sort,  these were unsatisfactory concepts to people like Dr Aubrey Lewis, he thought you cannot tell these from the presentations of depressed patients, so that is how I came to be thinking about what was fundamental to psychiatry mainly, what is the nature of mental illness and that is what I came up.

Çeviri : Nöroloji’de ve psikiyatri’de  dünyadaki seçkin kişilerden çok iyi bir eğitim alma fırsatı bulduğumu düşünüyorum. MGH’de [Harvard Masschusetts General Hospital] Dr Raymond Adams ile, Londra’da Institute of Psychiatry’de [Maudsley Hospital]  Dr Aubrey Lewis ile psikiyatri eğitimi aldım. Bu kişilerin her ikisinin de en nihayetinde hastalıklarının doğasını anlamak için psikiyatrinin tutarlı ve kapsamlı bir yapıyı geliştirmesi gerektiği konusunda bir istekleri vardı. Sanıyorum böyle bir yoldan gitmek istiyorlardı, ve bence nöroloji ve psikiyatrinin arasındaki problem, nörologlar kendi sorunlarının doğası hakkında çok net fikirlere sahiptiler, bütün bu hastalıklar beyindeki bozukluklardan kaynaklanmaktaydı ve birçok patolojik form halinde kendini gösterebilirdi, halbuki, psikiyatristler olarak biz emin değildik, “endojen” , “eksojen” gibi kelimeler kullanmaktadaydık, bu gibi konseptler Dr. Aubrey Lewis gibi insanlar için tatmin edici değildi, [Dr Lewis], örneğin depresif hastaların bu şekilde ayrılamayacağını düşünüyordu, ben de bu şekilde psikiyatri için neyin çok temel olduğunu ve akıl hastalıklarının doğasının ne olduğunu düşünmeye başladım.

 UMC: When you started to write the Perspectives Book, were you at Hopkins or was that before?

Çeviri : Perspektifler Kitabını yazmaya başladığınızda, Johns Hopkins’demiydiniz yoksa bu daha önce mi gerçekleşti?

PRM: No, I and Dr Phillip Slavney started working on the Perspectives when we were at University of Oregon actually. We decided that we would write a book but we were not exactly certain about what kind of a book that we would write to present our point of views, we at first decided to write a small textbook that we would write a little about our method but one day he and I agreed on what we should be doing , we would be talking about how in a methodological way emphasis on method of assessment we might be able to differentiate the families of mental disorders and thus come to say what we believe mental illness is.

Çeviri : Hayır, aslında ben ve Dr Phillip Slavney Perspektifler üzerinde çalışmaya başladığımızda University of Oregon’daydık. Bir kitap yazmaya karar verdik ama bakış açımızı nasıl bir kitap yazarak yansıtabileceğimizden emin değildik, ilk başta küçük bir “textbook” yazıp biraz metodumuzdan bahsedelim dedik ama sonra bir gün ne yapmamız konusunda fikir birliğine vardık ve, akıl hastalıkları çeşitlerini birbirinden ayırmamıza olanak vermesi için nasıl bir metodu öne çıkarmamız hakkında görüşlerimizden ve bu şekilde akıl hastalığının aslında ne olduğu hakkında düşüncemizden bahsetmeye karar verdik.

UMC:  Dr McHugh, I know that you were a chairman at Hopkins for 26 years, between 1975 and 2001. Did this revolutionary idea of Perspectives  play a role in your being appointed as a chairman in Psychiatry at Hopkins in 1970’s?

Çeviri : Dr McHugh, Hopkins’de 1975-2001 yılları arasında 26 yıl bölüm başkanlığı yaptığınızı biliyorum. Bir devrimsel yaklaşım olan Perspektifler fikri, o yıllarda Hopkins’e bölüm başkanı olmanızda pay sahibi oldu mu?

PRM: No, not really, but it [being at Hopkins] gave a me a better forum and more support fundamentally for the enterprise of brainstorming, after all, I had very good students and very good colleagues and I could share with them and get back from them and also of course working with Dr. Timothy Moran in laboratory studying a basic behavior, food intake,  I was extending my understanding of behavior and its controls.

Çeviri : Hayır, pek öyle değil, ama Hopkins’de olmak  beyin fırtınası yaratabilmek için bir tartışma platformu ve destek  sağladı. Nihayetinde, çok kaliteli öğrencilere ve meslektaşlara sahiptim, bu bana fikirlerimi paylaşma ve geribildirim olanağı sağladı, ve tabii ki, Dr. Timothy Moran ile laboratuvarda, beslenme gibi basit davranışları çalışarak, davranış ve onu kontrol eden etkenler hakkındaki anlayışımı geliştiriyordum.

UMC: Did you face any resistance while implementing this idea which was new?

Çeviri : Bu yeni yaklaşımı pratiğe dönüştürme sürecinde hiç dirençle karşılaştığınız oldu mu?

PRM: I was experiencing resistance in 1970’s from the psychoanalytic community.  Most of the issues of resistance were more resistance to my teaching in general to medical students than specifically to the perspectives, even though I was making the point to the psychoanalysts that after all, the way to understand their work was to appreciate that life story of the patient was important to understand the mental disorders.

Çeviri : 1970’lerde psikanalitik çevrelerden kaynaklanan bir dirençle karşılaşıyordum. Bu direncin büyük bir kısmı, perspektif fikrinden çok tıp öğrencilerine yönelik eğitim faaliyetlerime odaklandı, öyle ki, bu direnç, şu noktayı onlara açık etmeme rağmen devam etti : akıl hastalıklarının anlaşılabilmesi için hastanın hayat hikayesinin anlaşılabilmesi gerekir ki bu da psikanalistlerin çalışmalarının değerlendirilebilmesi demektir.

UMC : So your work actually also included psychodynamic knowledge?

Çeviri : O halde, sizin yaklaşımınız [Perspectives] psikodinamik bilgiyi de kapsadı mı?

PRM: It was intended to  encompass what they had accomplished. The things what they had accomplished, I believe, could be encompassed within this. They, on the other hand felt that it was replaced through out the perspectives. In fact one said, “when I read the first page it gets my dukes up”

Çeviri : Onların [psikanalistler] edinimlerini de kapsama amacındaydı. Onların edindikleri şeyler, bence, buna dahil edilebilir. Onlar, diğer taraftan,  [edinimlerinin] Perspektiflerin tamamı tarafından yer değiştirdiğini düşündüler.  Bir tanesi  bana demişti ki “ilk sayfasını okuduğum zaman gardımı alıyorum*” [*Çevirenin notu : “put my dukes up”  kullanımı : boks eldivenini giymek]

UMC: Have you seen over the years that this idea was spread out of Hopkins as well?

Çeviri : Geçen yıllarda, bu yaklaşımın Hopkins’den dışarı yayıldığını gördünüz mü?

PRM: The idea  first  went out with Dr. Robert Robinson at University of Iowa, Dr. Marshall Folstein at Tufts Medical School. The real problem for us, if we talk about the acceptance of the Perspectives  Model, it appeared at the time exactly when DSM III appeared, and they were out of the gates together and DSM was the hare and we were the tortoise.  And now we are kind of catching up. The DSM approach to ignoring all aspects of generation or cause, only looking at symptoms is beginning to reach its 30th year.  And now people are wondering and we think, look, it would not be odd now to bring our thoughts up for psychiatrists that are acquainted with DSM III or IV, and they  would not find it hard now to begin to think with the perspectives, particularly if we could persuade the APA that instead of axis organization they have that maybe they could have the idea, axis I included only the conditions you could think of were likely to be brain diseases, axis II could continue as it is, personality and all indeed the dimensional perspective, axis III could be now put aside and replaced with the behavior perspective, and axis IV could again be the life story and it would not be all that much of a change, we could keep axis V as GAF and then maybe people would begin to see that instead of everything being axis I with modifications out of the other axes, that some of our patients are axis II, III,IV, now identifying them with the dimensional, behavioral and lifestory perspective and I think that what is going to probably happen.

Çeviri : Bu yaklaşım ilk defa Dr Robert Robinson ile Iowa Üniversitesi’ne ve Dr.Marshall Folstein ile Tufts Universitesi’ne yayıldı.  Bizim için esas problem, eğer Perspektifler yaklaşımının kabul görmesinden bahsedeceksek, DSM III ile tamamen aynı zamanda ortaya çıkmıştı, aynı anda yarışa başladılar, DSM bir tavşandı, biz bir kaplumbağa idik, şimdilerde [DSM ile] arayı kapatıyoruz.  Nedenler veya problemlerin oluşum süreci hakkındaki tüm bakış açılarını yok sayan, sadece semptomlara bakan DSM yaklaşımı 30. yılına yaklaşmaktadır. Bugünlerde insanlar şunu soruyorlar, bakın, bütün psikiyatristlerin DSM III ve IV  ile bu kadar yakın olduğu şu anda belki şimdi bizim düşüncelerimizi [perspektifler] onların dikkatine yeniden sunmak daha kabul edilebilir olabilir, özellikle eğer Eksen Organizasyonu hakkında APA’yı [Amerikan Psikiyatri Birliği] ikna edebilirsek ; belki mevcut sistem şu şekilde modifiye edilebilir  , Eksen I için sadece beyin hastalıklarını kodlarken, Eksen II’yi aynen bırakabiliriz, Eksen III yerine davranış perspektifini, Eksen IV yerine  “hayat hikayesi” perspektifini kullanabiliriz, GAF ‘i aynen bırakabiliriz, bu kadar o kadar da büyük bir değişiklik olmayacaktır,  o zaman belki insanlar her şeyi Eksen I’e kodlayıp, kalan tüm eksenlerin onun modifikasyonları olarak değil de, hastalarımızın bazılarının Axis II,III, Axis IV hastaları olarak, boyutsal, davranışsal ve hayat hikayesi perspektifleri olarak tanınabilek şekilde görebileceklerdir, ve bence zaten bu zaten büyük ihtimalle gerçekleşecektir.

UMC: Dr McHugh, I know that you have been in touch with DSM committees, do you think they are convinced with this idea?

Çeviri : Dr McHugh, DSM komiteleri ile temasta olduğunuzu biliyorum, sizce bu fikre ikna oldular mı?

PRM: No, I do not believe at this moment they are convinced. They are hare and we are the tortoise. They have to complete and finish their run, even discipline itself will see the ultimate need to replace the symptom descriptive mode of classification and takes on a generative and causal mode. All fields go through a descriptive phase and that is only critiscism you can offer them is that they stay in the descriptive phase longer than they should. And we are thinking that now psychiatry has come to the end or should have come to the end of its descriptive phase alone and right now thinking in terms of generative likelihood that schizophrenia is a different kind of disorder than PTSD which is also a different kind of disorder than alcoholism or addiction which is also a different kind of disorder than histrionic personality and we psychiatrists are taking care of all those kinds of patients and would like not only to understand why the therapy needs to be different for each one of those conditions but also research domains and research directions  will be different and then we would have a heuristic classification and not the field guide which is only useful for reliability of diagnosis.

Çeviri : Hayır, şu noktada buna ikna olduklarını düşünmüyorum. Onlar tavşan, biz kaplumbağayız. Kendi turlarını tamamlamak zorundadırlar, disiplin [psikiyatri] eninde sonunda ortaya çıkacak ihtiyacın, semptom tanımlayan tasnif sisteminin değiştirilmesi olduğunu ve nedensel ve jeneratif bir modele doğru devam etmesi gerektiğini görecektir.  Bütün disiplinler [tıp branşları] deskriptif fazdan geçerler ve onlara getirebileceğiniz tek eleştiri, bu fazda gereğinden fazla süre kalmalarıdır. Ve şimdi biz şunu düşünüyoruz, psikiyatri deskriptif fazın sonuna gelmiştir, ya da o deskriptif fazın sonlandırılması gerekmektedir, ve şimdilerde bizler, şizofreninin   muhtemel  oluşumsal nedeninin , Post Travmatik Stres Bozukluğu’ndan farlı olduğu, ve bunun da Alkolizm’den ya da bağımlılıktan farklı problemler olduğu, bunların da histriyonik kişilikten farklı olduğunu düşünüyoruz. Biz psikiyatristler, bütün bu hastaları tedavi ediyoruz, ve sadece bu durumların her biri için sadece tedavinin neden farklı olduğunu anlamak istemiyoruz, aynı zamanda bu durumlar için araştırma rotalarının  neden farklı olacağını da bilmek istiyoruz, o halde sadece teşhisin güvenilirliği için faydalı olan bir alan kılavuzu yerine höristik bir tasnif sistemine sahip olmalıyız.

UMC : Dr McHugh, thanks to the Hopkins approach to psychiatry, during my psychiatry training at Hopkins, I started to again feel like that I am a doctor who is practicing a field of medicine. So is that kind of a feedback that you always get from your trainees?

Çeviri : Dr McHugh,  Hopkins Yaklaşımı sayesinde,  Hopkins’deki psikiyatri eğitimim sırasında, kendimi yeniden tıbbın bir dalını uygulayan bir doktor gibi hissettim. Bu şekilde bir geribildirimi bütün öğrencilerinizden alıyor musunuz?

PRM: I hope that all of my trainees feel that way. It is our intention to point that we are medical people. We want to be sure that medical people see the domain of psychological life is a domain unplummeted by biology and has a biological domain itself though has its own rules and ways of going awry.  You and I have talked about this before, we need to persuade them mental life is an emergent property of the brain, like any other emergent property, in science, it has its own features of action and features of disorder, you know, if people did not see that point, they would think that in the physical domain, study of hydrodynamics is the study of hydrogen and oxygen rather than fluidity of water itself  which emerges from those two elements.

Çeviri : Umuyorum ki bütün öğrencilerim bu şekilde düşünüyordur. Amacımız bizlerin tıbba ait insanlar olduğumuzu hatırlatmaktır.Tıp ile ilgilenen tüm insanların şunları anladığından emin olmak istiyoruz :  Psikolojik hayat biyolojinin tam anlaşılamamış bir sahasıdır ve biyolojik saha, kendine özgü kuralları olsa da, yine de biyolojik bir sahadır. Bunu seninle daha önce de konuştuk,  insanları şuna ikna etmeye ihtiyacımız var : Mental hayat, tüm ürünler gibi, beynin bir ürünüdür  ve bilimsel olarak, kendine göre eylem ve bozukluk işleyişleri vardır, bildiğin gibi, eğer insanlar bunu göremezlerse,  örneğin bunun fizikteki karşılığı, hidrodinaminin suyun akışkanlığını çalışması gereken bir alan olduğunu düşünmek yerine, sadece hidrojen ve oksijen ile ilgilenen bir saha olduğunu düşünmelerine denk olacaktır, halbuki su hidrojen ve oksijenin birleşmesinden oluşur. 

One Thought on “Psikiyatrik Perspektifler Yaklaşımı ve Prof.Dr.Paul R.McHugh ile Röportaj

  1. Pingback: Johns Hopkins, Psikiyatrik Perspektifler ve Paul McHugh

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Post Navigation